KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/3995 E., 2011/14710 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Ekim 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
513 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/10/2009 tarih ve 2008/739-2009/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin % 10,75'e tekabül eden payına sahip olduğunu, 12.05.2008 tarihinde yapılması kararlaştırılan Olağan Genel Kurul Toplantısının, bilanço ve hesap incelemesi talebi ile bir ay ertelendiğini, açıklama talebinin 16.06.2008 tarihli genel kurul toplantısında sadece yazılanların doğru olmadığının söylenilerek tek tek cevaplandırılmadığını, bilanço ve gelir tablosunun onaylanmasında, denetim raporundan dolayı ibra konusunda muhalefeti olduğunu, ancak bu maddelerin oy çokluğu ile kabul edildiğini,
dava dışı Arset AŞ’nin ihale ile üzerine almış olduğu işi davalı şirketin üzerine olarak yüklendiğini ve şirketin zarara uğradığını, yönetim kurulu üyeleri aynı olan kişilerin, genel kurul kararı olmaksızın her iki şirketi birbirleri ile ticaret yapmış gibi göstererek davalı şirketin zarara uğramış gibi gösterildiğini, azınlık oya sahip davacının aslında kâr eden bu şirketten yapılan usulsüz işlemler neticesinde, yıllardır kâr elde etmesine mani olunduğunu ileri sürerek,
16.06.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan, bilanço-gelir tablosunun kabulü ve yönetim kurulu ile denetçinin ibra edilmesine ilişkin 2,4,5 nolu genel kurul kararlarının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve yasal dayanaklarının da bulunmadığını, her iki şirketin de daha önceki yıllara ilişkin genel kurul toplantılarında davacı ortağın bizzat katıldığını ve bilanço-kâr ve zarar hesaplarının onaylanması, yönetim kurulu ile denetçinin ibraları konusunda oybirliği ile karar verildiğini, önceki yıllarda alınan tüm kararlara olumlu oy kullanan davacının, dava konusu kararların iptalini istemesinin, objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, 2007 yılı olağan genel kurul kurulunun 2.maddesinde genel kurul tutanaklarının imzalanması için divan heyetine yetki verilmesi hususu ile ilgili 1. maddede divan heyetinin oy birliği ile seçildiği, davacının divan heyeti seçimi için olumlu oy kullanmış iken divan heyetine genel kurul tutanaklarının imzalama yetkisi veren 2. maddesinin olumsuz oy kullanmasına somut bir açıklama da getirmediği, 2. maddenin sözleşme ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğu tespit edilemediği,
4. maddenin bilanço ve gelir tablosunun onaylanması ve 2007 yılı karının geçmiş yıllar zararına mahsup edilmesine ilişkin olduğu, kar dağıtılabilmesi için şirketin esas sermayesini aşan bir değer fazlalığının yani karının bulunması gerektiği, 5. maddenin yönetim ve denetim kurulu ibrası olduğu, genel kurulda kabul edilen bilanço ve gelir tablosunun davalı şirketin kayıtlarına göre düzenlendiği, iptali istenen genel kurulun 2, 4 ve 5. maddelerinin kanuna, esas sözleşmeye, iyi niyet kurallarına aykırı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
18,40 H · 17,15 PH · 01,25 BK 01.11.2011 - SK
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/3995, K. 2011/14710, 31 Ekim 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama