KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4164 E., 2011/14809 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
396 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/12/2009 tarih ve 2006/740-2009/274 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Müvekkili Şirketin ticaret ünvanı olan “DEVASA” kelimesini aynı zamanda marka olarak kullanmakta olduğunu, davalının kötü niyetle, müvekkilinin ticaret ünvanını marka olarak tescil ettirip yaratılan fiili durumdan istifade ettiğini, müvekkili firmaya haksız tecavüzde bulunduğunu, bu nedenle 2005 29977 nolu “Şekil ve DEVASA Altının Tene Devasa Dokunuşu”, 2005 29979 nolu “Şekil ve DEVASAL Altının Tene Devasal Dokunuşu” markalarının hükmen terkinine ve marka sicilinden çıkarılmasına, davalının markaya yaptığı haksız tecavüzün hükmen tespitine ve davalının vaki haksız rekabetinin menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkilinin DEVASA markasını 2002 yılında tescil ettirdiğini ve kullandığını, markasının davacının markası ile benzemediğini davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının ticaret ünvanındaki, “Devasa” ibaresinin, davalı markalarının başvurusundan önce Ticaret Sicil Memurluğu nezdinde tescilli olduğu, yine davacının, ticaret ünvanını çağrıştıran DVS ibareli markasının tescili için yaptığı başvurusunun da, davaya konu ve davalı adına tescilli Devasa ve Devasal ibareli markaların tescil başvurusundan önceki tarihi taşımakta olduğunu, Devasa ve bu kelime ile ilişkilendirilebilen Devasal ibarelerinin davacının tescilli DVS harflerinin açılımı olduğu izlenimi yaratabileceği,
ayrıca davacının ticaret ünvanındaki Devasa ibaresi sebebiyle de ilişkilendirme ve karıştırma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu, markaların hizmet sınıfı ve tarafların işgal alanlarının aynı sektöre ait olmasından dolayı, davanın kısmen kabulü ile davalı adına tescilli 2005/29977 ve 2005/29979 sayılı markaların hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
davaya konu markaların TPE nezdinde tescilli olması ve bu tescile dayalı olarak davalı tarafın bu markaları kullanması sebebi ile eylemin marka tecavüzü ve haksız rekabete vücut vermemesi nedeni ile bu talebin reddine ayrıca ilana dair bir hüküm de bulunmadığından ilan talebinin de reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4164, K. 2011/14809, 2 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama