KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4183 E., 2011/15619 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
453 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Selçuk Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/12/2009 tarih ve 2007/236-2009/428 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada yatırım hesabının bulunduğunu, müvekkilinin bankacılık işlemlerini bu hesap üzerinden yürüttüğünü, internet bankacılığı yoluyla hesabına girilerek hesabındaki borsa kağıtlarının en taban fiyattan satışının yapılmasına neden olunduğunu ileri sürerek, zararın doğumundan başlayarak işleyen faiziyle 2.700 TL maddi, 3.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının bankanın sunduğu hiçbir güvenlik önlemini kullanmadığını müvekkili bankaya sorumluluk yüklenmeye çalışılmasının hakkaniyete aykırı olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlara göre, davacının başkalarınca bilinmemesi gereken internet bankacılık işleminde kullandığı ve yalnızca kendisinin bildiği kişisel bilgileri koruyamadığı, davalı bankaca müşterilerinin güvenliği bakımından gerekli tedbirlerin alındığı, MK 2.maddesinde yer alan şartların bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekilli temyiz etmiştir.
Dava, davacıya ait internet şifresi ve parolasının, davacı dışındaki üçüncü kişiler tarafından kullanılması ile davalı banka nezdinde bulunan davacı hesabındaki hisse senetlerinin taban fiyattan paraya çevrildiği iddiasına dayalı olarak davacı zararının tazmini istemine ilişkindir.
Davacının davalı bankada hesabının bulunduğu, internet yoluyla bankacılık işlemi yapılması yönünde taraflar arasında bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında işlem yapabilmesi için davalı tarafından davacıya internet şifresi verildiği, davacı şifresi kullanılarak bu hesapta bulunan hisse senetlerinin paraya çevrildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.
Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin müterafık kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, davalı bankanın kusurlu olup olmadığı konusunda yeterli inceleme yapılmamış, davalı bankanın olay tarihinde mevcut teknolojik imkanlar çerçevesinde, gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığı, denetime elverişli şekilde belirlenmemiştir. Davacı vekilince bu asıl ve ek rapora itirazlarında, davalı bankanın bu konuda gerekli özeni göstermediği, örneğin cep şifre uygulamasını olaydan sonra uygulamaya koyduğu bildirilerek itirazda bulunulmuş, mahkemece davacı vekilinin bu itirazları karşılanmadan hüküm kurulmuştur. Oysa internet bankacılığı hizmeti sunan bankaların asli borcu, elektronik bankacılık işlemlerinin güvenle yapılabilmesini sağlamaktır.
Bu durum karşısında, bu konudaki ispat yükümlülüğünün davalı bankada olduğu gözetilerek, davalı bankanın olay tarihinde mevcut teknolojik imkanlar çerçevesinde, dava konusu olayı engellemek için gerekli güvenlik önlemlerini alıp almadığının, yine davalının internet bankacılığında kendisinin ve müşterilerinin güvenliğini sağlayacak enstrümanların kullanılmasını zorunlu kılıp kılmadığının, yaptırılacak yeni bir bilirkişi incelemesi ile belirlenerek, sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4183, K. 2011/15619, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama