KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4219 E., 2012/4248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2007/664-2009/671 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13.03.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...ve ...'ın babası, annesi ve kardeşleriyle birlikte davalıya ait trenle 28.7.2007 tarihinde yolcu olarak Diyarbakır'dan Adapazarı'na giderken Cebeci İstasyonu'na geldiğinde ...'ın tuvalet çıkışı trenin aniden hareketiyle meydana gelen sarsıntı sonucu dengesini kaybedip açık kapıdan düşeceği sırada yanında bulunan kardeşi ...'ın kurtarmak için müdahale ettiğini, sonuçta ikisinin birden trenle peron arasındaki boşluğa düştüklerini, kaza sonrası ...'ın her iki el parmaklarının kesildiği, ...'ın ise kolunun kırıldığını, kaza nedeniyle davalının sorumlu ve kusurlu olduğunu ileri sürerek,
şimdilik toplam 57.400 YTL maddi ve manevi tazminatın tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini geçici iş göremezlik ve daimi iş göremezlik tazminatı yönünden artırmıştır.
Davalı vekili, müvekkilinin olayda kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, dava konusu kazada davacılardan ... ve ... 'in yaralandığı, diğer davacılar ... ve ...'in işbu iki davacının anne ve babası, ..., ...ve ...'ın ise kardeşleri olduğu, söz konusu olayda davalı tarafın % 25 oranında, davacılar ...ve ...'ın ise % 75 oranında kusurlu olduğu, davacı ... açısından genel vücut çalışma gücünden herhangi bir kaybı olmadığından, maddi tazminat isteminin yerinde görülmediği, yakını olsalar da diğer davacıların söz konusu olaydan büyük bir şok ve üzüntü duyacak şekilde etkilendikleri yolunda herhangi bir delil olmadığı, kaza ile uğradıklarını belirttikleri üzüntü arasında herhangi bir illiyet bağı bulunmadığından, manevi tazminat istemlerinin reddedildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, taşıma sözleşmesine dayalı maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkin olup,davacılardan ...'in davalının işleteni bulunduğu trende yolculuk yaptığı esnada meydana gelen kaza sonrasında yaralandığı, çalışma gücünden %46,46 oranında kaybettiği, sonuçta askerliğe elverişsiz hale geldiği dosya kapsamıyla sabittir.
Maddi zarar hesabı, kişinin kazaya uğramadan önceki ileriye yönelik kazancına göre yapılır ve askerlik döneminde gelir elde edilemeyeceğinden, bu döneme ilişkin olarak tazminata hükmedilemez. Bu nedenle, askerlik süresinin tazminat hesabında dikkate alınmaması gerekir. Ne var ki, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu davacının asker olduğu askerlik dönemi boyunca çalışamayacağı dikkate alınmamıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece, bu davacının askerlik dönemi boyunca çalışamayacağı dikkate alınarak tazminat hesabının yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin bu yöne ilişen itirazları dahi karşılanmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik gerek görülmemiştir. 4-Davacılar vekilinin temyizine gelince; davacılardan ... dava konusu kazada sağ ve sol el parmaklarının kesilmesi suretiyle yaralanması karşısında anne, baba ve kardeş olan diğer davacıların, anılanın yaralanmasına ilişkin olarak manevi tazminat isteme koşullarının oluştuğu mahkemece nazara alınmadan, somut olaya uygun olmayan yazılı gerekçelerle, anılan bu davacıların manevi tazminat istemlerinin reddedilmesi doğru bulunmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4219, K. 2012/4248, 20 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama