KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4246 E., 2011/17228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
305 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Körfez Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01/12/2009 tarih ve 2008/320-2009/600 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan banka arasında “2000 yılı içinde gerçekleşecek olan ithalat, ihracat ve kambiyo işlemleri ile ilgili sözleşme” nin 5 nci maddesinde belirlenen döviz kuruna göre hesap yapılması gerekirken, genel kredi sözleşmesine göre yapılan hesaplama nedeniyle müvekkilinden vadeleri 2001 yılına sarkan üç adet akreditif ödemelerinde fazla tahsilat yapıldığını ileri sürerek, ıslah dilekçesi ile birlikte toplam 119.542,02 TL’nin faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka vekili, ödemelerin doğru yapıldığını savunmuştur.
Davalı TMSF vekili, yargı yolu itirazında bulunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen kararın Dairemizce ikinci kez bozulması sonrasında, bozma kararına uyan yerel mahkemece yeniden yapılan yargılamada, taraflar arasındaki akreditif sözleşmesinin 5.maddesi uyarınca uygulanması gereken kur ile yapılan tahsilat arasında fark olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.05.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 20.553,94 TL ve 18.06.2001 tarihindeki işlem nedeniyle 41.322,30 TL kur farkının davalı bankadan tahsiline, davacıya 13.06.2001 tarihli işlem nedeniyle fazla ödenen 49,43 TL’nin ise bu alacaklardan mahsubuna ve diğer davalı TMSF hakkındaki karar kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4246, K. 2011/17228, 19 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama