KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4374 E., 2011/15842 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Köyceğiz Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/11/2009 tarih ve 2009/159-2009/292 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka nezdinde müvekkillinin emekli maaş hesabının bulunduğunu, dava dışı bankanın başlattığı takip sonucu hesaba haciz konulduğunu, icra müdürünün yaptığı haciz işleminin iptali için dava açıldığını ve haczin kaldırılmasına karar verildiğini, buna rağmen davalı tarafından hesaptaki paranın icra dosyasına gönderildiğini ileri sürerek, 4.493,26 TL’nin temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, davacıya ait emekli maaşına uygulanan haczin haksız olduğu iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Taraflar arasında, davacının davalı banka nezdinde emekli maaşının yattığı hesabındaki paraya dava dışı banka tarafından başlatılan takip sonucu haciz konulması nedeniyle davalı bankanın parayı icra dosyasına gönderdiği hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık davalı banka tarafından haciz konulan hesaptaki paranın icra dosyasına gönderilmesinde bir kusurunun, dolayısı ile sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Somut olayda, davacı tarafından emekli maaşı üzerine konulan haczin 506 Sayılı Yasanın 121. maddesine aykırılığından açılan şikayet davasında İcra Hukuk Mahkemesince haciz işleminin kaldırılmasına karar verilmiş ve bu karardan sonra davalı banka tarafından hesaptaki para icra dosyasına gönderilmiştir.
Davalı banka, icra müdürlüğü tarafından davacının hesabı üzerine haciz konulduğuna ilişkin gönderilen yazı üzerine bunun gereğini yapmak ve istenildiğinde parayı icra dosyasına göndermek zorundadır. Bankanın hesabın niteliği ne olursa olsun hesaptaki parayı sahibine veya 3. bir kişiye ödemesi veya icra dosyasına göndermemesi durumunda takip alacaklısına karşı sorumluluğu doğar.
Bu itibarla, davalı bankanın İcra Hukuk Mahkemesi kararından haberdar olduğu iddia ve ispat edilemediğine göre hesaptaki parayı icra dosyasına göndermesinde bankanın bir kusuru ve sorumluluğu sözkonusu değildir.
Bununla birlikte, davacı tarafından emekli maaşı üzerine konulan haczin kaldırılması için açılan şikayet davası sonucunda icra mahkemesince haczin kaldırılmasına karar verildiği göz önüne alındığında davacının doğrudan icra dairesinden parayı tahsil edip edemeyeceği ve bu durumda verilen karar ile mükerrer tahsilin yolunun açılıp açılmadığının da düşünülmeden yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4374, K. 2011/15842, 24 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama