KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4439 E., 2011/15544 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
307 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Mudanya Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2009 tarih ve 2008/757-2009/754 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davaya konu balıkçı sandalını davalı ...’den satın aldığını ve bedeli peşin olarak ödediğini, balıkçı sandalının kaydının diğer davalı ... adına olduğunu ve bu kişinin sandalı üçüncü kişilere sattığını ileri sürerek, davalı ... adına kayıtlı olan sandalın adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... davanın reddini savunmuş, diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, incelenen evrak ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve teknenin tonilato belgesi düzenlenerek müdahil ... adına tespit ve tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
Davacı, davalı ... adına kayıtlı olan davaya konu balıkçı sandalını diğer davalı ...’den satın aldığını, ancak sandalın kaydının davalı ... adına tescilli olduğunu bildirerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının davaya konu teknenin satışına ilişkin hiçbir mülkiyet belgesi gösteremediği ve tonilato belgesinin müdahil ... adına tescil edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davaya konu sandal menkul hükümlerine tabi olup, dosya içerisinde örneği bulunan tonilato belgesi ile diğer evrakın müdahil adına düzenlenmiş bulunmasının da mevcut duruma bir etkisi bulunmamaktadır.
Bu durumda, mahkemece, taraflar yapılan işlemin menkul devri niteliğinde olduğu ve davacının talebinin mülkiyetin tespiti mahiyetinde bulunduğu göz önüne alınarak yapılacak değerlendirme sonunda hüküm kurulması gerekirken, yukarıda değinilen gerekçe ile davanın reddi yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4439, K. 2011/15544, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama