KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4479 E., 2010/4524 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
331 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.09.2008 tarih ve 2008/276-2008/1739 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin bulunduğu sitede ... isimli kişiden B. Blok 5/20 nolu daireyi kat irtifak tapusu ile banka kredisi çekerek satın aldığını, müvekkili hakkında davalı kooperatif tarafından icra takibi yapıldığını, kooperatife ortak olmadığını,borçlarının bulunmadığını ileri sürerek davalıya borçlarının olmadığının tespitini ve kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının daireyi satın aldığı tarihte kooperatifin faaliyetini sürdürdüğünü, bu sırada daire satın alan davacının fiilen kooperatif ortağı gibi hak ve yükümlülüklerin muhatabı olduğunu savunarak davanın reddini ve icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kooperatif yönetim kurulunun 03.02.2006 tarih ve 9 nolu kararı ile ortaklığa kabul edildiği, harcamalardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının kooperatife ortak olmadığına dayalı olarak borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. HUMK 1/1 maddesine göre mahkemelerin görevi kanunla belirlenir, anılan Kanun’un 8.maddesinde Sulh Hukuk Mahkemelerinin hangi dava ve işlerde görevli olduğu gösterilmiştir. Buna göre bir davanın Sulh Hukuk Mahkemesinde görülebilmesi için yasada açık bir düzenleme olması gerekmektedir.
Somut olayda ise davacı ödeme ve benzeri nedenlere dayanarak borçlu olmadığının tespitini değil, davalı kooperatife ortak olmadığına bağlı olarak iş bu davayı açtığına göre, davacının ortak olup olmadığının tespiti bakımından Sulh Hukuk Mahkemesi görevli değildir.
Davacının diğer talebi ile arasındaki bağlantı nedeni ile mahkemece görev hususunun resen de dikkate alınarak, görevsizlik kararı verilmek gerekirken, yargılamaya devam olunarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4479, K. 2010/4524, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama