İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/4480 K.2010/4775

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/380-2008/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla,…

Esas2010/4480Karar2010/4775Tarih3 Mayıs 2010Okuma4 dk · 720 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/4480 E., 2010/4775 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
3 Mayıs 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

720 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada Manavgat 2.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.06.2008 tarih ve 2006/380-2008/374 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıların yöneticisi olduğu kooperatifin ortağı olup, yönetim kurulunun 08.06.2006 tarih 2006/4 sayılı kararı ile anasözleşmenin 10.maddesinde sayılan taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak, kooperatifin amacına uygun aracı olmak ve aynı amaçlı başka bir kooperatife ortak olmamak şartlarını taşımadığı gerekçesiyle ortaklıktan çıkartılmasına karar verildiğini, müvekkiline ortaklık için gerekli olan şartları yerine getirmesi için ihtar gönderilip süre verilmediğini, müvekkilinin kooperatifin kuruluşundan beri ortak olduğunu, bu süreçte hiçbir ihtar gönderilmediğini, 10 yıl gibi uzun bir süre geçtikten sonra ihtar göndermeden ihraç kararı alınmasının iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkili kooperatifin ilk kuruluşta otobüs, minibüs, taksi sahiplerinin oluşturduğu bir kooperatif iken 23.02.2000 tarihli İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Kaymakamlık yazıları doğrultusunda tahditli plaka uygulamasına geçildiğini, o tarihte gerekli uyarı ve ilanlar yapıldığı, bu süreçte davacının kooperatifle ilişkisini kestiğini, davacının tercihini başka bir kooperatiften yana kullandığını, S.S. 213 nolu Kooperatifin ortağı olduğunu, ihtarın akçalı yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortak için geçerli olduğunu, davacının uzun zamandır müvekkili kooperatif ile bağlantısı kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 1163 sayılı Yasa’nın ortaklıktan çıkarılmayı düzenleyen 27. maddesinde ortağın sermaye ve sair ödemelerle ilgili yükümlülüklerini yerine getirmemesi halinde süre verilmesi öngörülmüş olup, ortaklıktan çıkarılmayı düzenleyen 16. maddesinde süre verilmesi yönünde emredici hukuk kuralı olmadığı, anasözleşmenin ortaklıktan çıkarılmayı düzenleyen 14. maddesinde de bu yönde bir hüküm bulunmadığı, davacının 213 nolu Kooperatifin ortağı olduğunun sabit olduğu, davacının talebi doğrultusunda ticari aracı olup olmadığı konusunda araştırma yapılmasına yönelik ara karardan vazgeçildiği,

davacının anasözleşmenin 10/5-6 maddeleri uyarınca ortaklık şartlarını taşımadığı, davacının kooperatif anasözleşmesinin 10. maddesinde düzenlenen şartları biliyor olmasına rağmen 10 yıl boyunca durumunu şartlara uygun hale getirmeyip ihraç kararı üzerine dava açmasının MK’nun 2. maddesi karşısında yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Dava, ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, yukarıdaki özettenden de anlaşılacağı üzere, davalı kooperatif yönetim kurulunca anasözleşmenin 10/3,5 ve 6nci maddelerine dayalı olarak davacının, "taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak" ve " kooperatifin amacına uygun motorlu araç bulunmak" ve "aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak" şeklindeki ortaklık koşullarını taşımadığından dolayı üç ayrı nedenle ortaklıktan ihracına karar verilmiş, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.

Oysa, mahkemenin kabulünün aksine kooperatif anasözleşmesinin ortaklık şartlarını belirten 10’ucu maddesinde, kooperatife ortak olabilme şartları arasında araç sahibi olma koşulu da gösterilmiş ise de, araç sahibi olunmaması, hemen üyenin ortaklık sıfatını yitirmesi sonucunu doğuracak bir neden olarak kabul edilemez.

Ortağın yeniden araç sahibi olma veya ortaklığı devir etme ihtimali mümkün bulunduğundan, bu konuda ortağa uygun bir süre içerisinde araç sahibi olması yönünden bir ihtar yapılması ve bundan sonra bu şartı yerine getirmediği takdirde, ihraç edilmesi, hayatın olağan akışına, iyiniyet kurallarına ve kooperatifin amacına uygun olacağından, bu husus gözetilmeksizin davacının ihracına karar verilmesi doğru değildir. Dairemiz’in yerleşik uygulaması bu yöndedir.

(11.Hukuk Dairesinin 2001/8407-2002/516 Karar, 2004/5114-2005/1744 Karar).

Öte yandan, anasözleşmede hernekadar ikinci bir kooperatife ortak olma yasağı öngörülmüş ise de, davacının anasözleşmenin "aynı amaçlı başka bir motorlu taşıyıcılar kooperatifine ortak olmamak" hükmüne aykırı davranması halinde, anasözleşmede böyle bir hüküm bulunmasa dahi ihraç kararından önce, davalı kooperatif tarafından başka bir kooperatife ortak olunmasının ortaklık koşullarına aykırı olduğu, başka bir kooperatife ortaklıktan verilecek münasip süre içerisinde çıkması, aksi halde ihraç edileceğinin bir uyarı ile davacı ortak açıkça uyarılmalıdır.Aksi halin kabulünün iyiniyet kuralları ile bağdaşmayacağı kuşkusuzdur.

Bu durumda, mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının anılan nedenlerle yapılan ihracının belirtilen bu ilkeler çerçevesinde değerlendirilmesi yerine yanlış ilkelere dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

2-Diğer yandan, davalı kooperatif anasözleşmesinde öngörülen "taşıyıcılığı bilfiil meslek edinmiş esnaf olmak" ile ilgili ihraç nedeni ile " kooperatifin amacına uygun motorlu araç bulunmak" şeklinde düzenlenen ihraç nedeni arasında çok sıkı bir bağlantı bulunması nedeniyle esasen bu iki ihraç nedeninin bir arada değerlendirilmesi gereğinin ve zorunluğunun mahkemece nazara alınmaması da doğru görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4480, K. 2010/4775, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/4480
Karar No
2010/4775
Tarih
3 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 6. Ceza Dairesi E.2010/4480 K.2010/6571
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/4480 K.2010/5337
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/4480 K.2010/5135
  • Yargıtay 6. Hukuk Dairesi E.2010/4480 K.2010/5597
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2010/4481 K.2010/5624
  • Yargıtay 4. Hukuk Dairesi E.2010/4481 K.2010/5868

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.