KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4493 E., 2010/4522 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
381 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.04.2007 tarih ve 2006/422 - 2007/273 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için dosya mahalline gönderilmişti. Bu noksanlıkların giderilerek dosyanın gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı ...'den 23.08.2004 tarihli noter devir sözleşmesi ile ortaklık hakkını devraldığını,sözleşmenin davalı kooperatife 13.11.2004 tarihinde teslim edildiğini,buna rağmen yönetim kurulunun herhangi bir işlem yapmadığını ileri sürerek davalı kooperatife ortak olduklarının tespitini ve ortak olduğunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir
Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kooperatif ortaklığını devraldığı, davalıya noter vasıtasıyla bildirdiği, Kooperatifler Kanunu ve kooperatif anasözleşmesine göre ortaklığa kabul için engel bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacının kooperatif ortağı olduğunun tespitine ilişkin olup, dosya içerisinden anlaşılacağı üzere, dava dışı ... 23.08.2004 tarihinde noterde düzenlenen sözleşme ile hakkını davacıya devretmiştir. Şayet bu sözleşmeden dönülmemişse ...'in ortada başkasına devredebileceği bir hak bulunmadığından kural olarak aynı şahsın dava dışı ...'ye yaptığı devrin hukuki bir sonuç doğurması mümkün değildir.
Bu nedenle ...'nin kooperatifte hak sahibi olması kural olarak mümkün değil ise de dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere davacının bu defa hakkını davadan önce 25.02.2005 tarihinde ...'e devrettiği anlaşıldığından ve alacağın temliki hükümleri gereğince bu ilişkilerden kaynaklanan defilerin karşı tarafa ileri sürme imkanı bulunduğundan anılan şahısların taraf olmadığı bir davada davaya konu uyuşmazlığın çözülmesi mümkün değildir.
Bu itibarla mahkemece davacıya anılan tüm şahıslara karşı dava açması hususunda mehil verilip dava açıldığında, iş bu dava dosyası ile birleştirilerek yapılan sözleşmelerin geçerliliği, sözleşmelerden dönülüp dönülmediği hususları değerlendirilerek buna göre, davacının hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4493, K. 2010/4522, 26 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama