KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4584 E., 2010/11469 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
372 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.03.2009 tarih ve 2007/621 - 2009/121 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketten olan alacakları nedeniyle 118 adet fatura tanzim ettiklerini, borcun ödenmediğini, yapılan üç ayrı takibedavalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, 107.429,52 YTL üzerinden takibin devamını, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıya borcu olmadığını, 22.05.2007 tarihli ibraname düzenlendiğini savunarak, davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının ibraname olarak ettiği belgenin üst kısmında para makbuzu yazdığı, davacı tarafından düzenlendiği, ancak kimin adına düzenlendiğinin belirtilmediği, üst sağ kısmasıkıştırılmış şekilde davalı şirket kaşesi basıldığı, "50.000 YTL Şekerbank çeki, 22.05.2007 tarihi itibariyle davalının hiçbir borcunun kalmadığı" ibaresinin yazıldığı, yine üst kısımda bulunan 101798 nolu faturanın Konya 4. İcra Müdürlüğü'nün 2007/5819 sayılı takibinde talep edilen fatura numarası olduğu,
davacının bu takipte adı geçen çek bedelini borçtan mahsup ettiği, sunulan belgenin genel ve üç takip dosyasını da kapsayan ibraname niteliğinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, itirazların iptaline, takip tarihinden itibaren reeskont faizi uygulanmasına, icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmaması ile dava konusu faturalar her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olup, açık fatura olarak düzenlendiği, ödendiğini davalının ispatlaması gerektiği, ancak davalının ödemeye ilişkin olarak ileri sürdüğü 22.05.2007 tarihli para makbuzu başlıklı belge de adı geçen 50.000 YTL bedelli çekle davacının, 22.05.2007 tarih,101798 nolu, 55.713,70 YTL tutarlı fatura alacağını tahsil ederek,
bu alacaktan ödenen miktarı mahsup ettiğinin ve adı geçen belgenin icra takiplerinde talep edilen tüm borcu kapsamadığının anlaşılmasına, ayrıca davalının takibe konu faturaları ödediğini ispatlayamamış olmasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4584, K. 2010/11469, 8 Kasım 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama