KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/466 E., 2011/9303 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
607 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.07.2009 tarih ve 2007/512-2009/341 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Menemen 1. Noterliği’nin 17.05.2005 gün ve 2825 yevmiye nolu satış sözleşmesi ile 35 AUY 27 plakalı aracı satın aldığını, davalılardan ...’nun satışın yapıldığı tarihteki noter, diğer davalının ise mali mesuliyet sigortacısı olduğunu, aracın alındığı gün polis memurlarının çalıntı olduğunu bildirdiklerini ve aracı muhafaza altına aldıklarını, aracın gerçek sahibinin araç mülkiyetinin tespiti istemi ile dava açtığını, bu davada yapılan incelemede müvekkiline yapılan satışa dayanak vekaletnamenin sahte olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin aracı 11.000 TL’ye aldığını,
araç için yaptığı ve bedelinden mahsup edilen 2.820,65 TL’yi aracın gerçek malikinden dava yoluyla aldığını, bakiye zarardan davalıların sorumlu olduklarını ileri sürerek, 8.179,35 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, isminin ... olduğunu beyan eden bir kadının müvekkilinin görev yaptığı noterliğe gelerek vekaletname tanzim etmek istediğini bildirdiğini, görevli memur ve müvekkili tarafından ibraz edilen belgelerin incelendiğini, ilgilinin başının açık olmasına rağmen fotoğrafta başörtülü olması nedeniyle tereddüt yaşandığını, ilgiliye sorduklarında önceki yıl umreye gittiğini, sorun yaşamamak üzere başörtülü fotoğraf çektirdiğini beyan ettiğini, ilgilinin resimdeki kişiye benzemesi ve nüfus cüzdanı esas alınarak vekaletnamenin düzenlendiğini, davacının araç alırken gerekli araştırmayı yapmaması nedeniyle özensiz davrandığını, müvekkilinin kendinden beklenen özeni gösterdiğini ve sorumluluğunun üçüncü kişinin ağır kusuru ile kesildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekili, Noterler Birliği ile müvekkili şirket arasında yapılan sözleşmede zararların ne şekilde tazmin edileceğinin ayrıntılı bir biçimde düzenlendiğini, poliçenin özel şartlar başlıklı 2. maddesinde, zarar gören kişilerin doğrudan sigortacıya dava açamayacaklarının düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, noterlerin Noterlik Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenen sorumluluklarının kusursuz sorumluluk niteliğinde olduğunu, noterin sorumluluktan kurtulabilmesi için illiyet bağının kesilmesinin gerektiği, davalı noterin cevap dilekçesinde açıkladığı şekilde tereddüt yaşamasına rağmen kimlik sorgulaması yapmadığı, sahte vekaletname çıkaran kişi ile gerçek araç sahibinin kimlik numaralarının, nüfusa kayıtlı oldukları yerin ve doğum tarihlerinin farklı olduğu, noterin bu farklılıkları tespit edemediği,
vekaletname çıkartmak isteyen kişiden farklı bir kimlik belgesi isteyerek kimliklerin uyumlu olup olmadığını denetlemediği, üçüncü şahsın fiilinin noterin sorumluluğunu ortadan kaldıracak ağırlıkta olmadığı, davacının müterafik kusurunun bulunmadığı, sigorta poliçesi ve buradaki özel şartların sadece sigortacı ile sigortalıyı bağlayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmasına göre davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı ... şirketinin sorumluluğunun dayanağını oluşturan Mesleki Mesuliyet Sigorta Poliçesi'nin özel şartlarına ilişkin 2. maddede noter aleyhine açılan davaların kaybedilmesi halinde sigortanın geçerlilik kazanacağı belirtilmiştir. Bu durumda mahkemece davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre davalı ... Oyak Sigorta A.Ş. vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/466, K. 2011/9303, 22 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama