KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4702 E., 2011/15257 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2009/81-2009/371 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 1961 yılından beri faaliyet gösterdiğini, "ETİ" ibaresinin ilk kez müvekkili tarafından kullanıldığını, "ETİ" esas unsurlu bir çok tescilli markasının bulunduğunu, davalı şirketin "EFİ" ibaresinin marka olarak tescili için diğer davalı TPE'ne yaptığı başvurunun 2007/40708 kod numarasını aldığını, başvuruya yaptıkları itirazlarının önce TPE Markalar Dairesi Başkanlığı daha sonra da YİDK tarafından reddedildiğini, oysa işaretlerin benzer ve müvekkili markasının tanınmış olduğunu, ret kararının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu, TPE YİDK'nun 2008-M-6806 sayılı kararının iptaline ve tescili halinde 2007/40708 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili; Marka başvuru işlemlerinin ve alınan kararların hukuka uygun olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.
Davalı şirket vekili, davacının 35.sınıftaki hizmetler için "Eti" ibaresinin tescili istemi ile yaptığı 2007/49128 sayılı marka başvurusunun 10.09.2007 tarihini taşıdığını, müvekkili başvurusunun ise 26.07.2007 tarihinde ve daha önce gerçekleştiğini, bu nedenle, başvuruları yönünden itiraza dayanak oluşturamayacağını, başvurunun itiraza dayanak diğer markalar ile benzer olmadığını, başvuru kapsamındaki mal ve hizmetlerin davacı markasından farklı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, “Eti” ibaresinin davacının yarattığı ve önceden bilinmeyen özgün bir sözcük olmaması, davacının markasal ayırt ediciliğinin, gıda maddeleri yönünden olması, davalı başvurusunun asıl unsuru olan "efi" kelimesinin dilimizde bilinen bir anlamı olmaması, markaların anlam olarak benzememesi, görsel ve işitsel olarak da benzerlik bulunmaması, markaların kapsadığı hizmetlerin örtüşmemesi gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4702, K. 2011/15257, 16 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama