KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4735 E., 2012/3881 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mart 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/05/2009 tarih ve 2006/128-2009/199 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 13/03/2012 günü tebligata rağmen gelen olmadığı yoklama ile anlaşıldı, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında Antalya Serbest Bölgesinde davalının tasarrufunda bulunan taşınmazların davalı adına üçüncü kişilere kiralanması konusunda 08.04.2002 tarihinde yürürlük tarihinden itibaren 5 yıl süreli bir sözleşmenin imzalandığını, bu sözleşme uyarınca müvekkilinin edimine karşılık kira bedelinin net % 15'i oranında ücret kararlaştırıldığını, müvekkilinin sözleşme gereği yükümlendiği edimleri yerine getirmesine rağmen davalının müvekkilinin hak edişlerini tam olarak ödemediği gibi sözleşme kapsamındaki hak ve yetkilerini kullanmasına da haksız bir şekilde engel olduğunu ileri sürerek,
fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak açılan davada 7.500 USD ücret alacağı ve sözleşmeye haksız müdahale nedeniyle 20.000 USD cezai şart olmak üzere toplam 27.500 USD’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, sözleşmenin feshine ve müvekkili tarafından ödenen ancak davalının sorumluluğunda olan 694,24 TL vergi borçlarının da davalıdan faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında yapılan ıslah ile ücret alacağı olarak 24.824,46 USD’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin tüm hisselerinin 18.11.2005 tarihi itibariyle el değiştirdiğini, davanın dayanağını teşkil eden sözleşmeye ilişkin olarak şirket kayıtlarında ve kira sözleşmelerinde herhangi bir kayda rastlanmadığını, davacı taleplerinin haksız olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 08.04.2002 sözleşme tarihi ile dava tarihi olan 03.04.2006 tarihi arasında davalı şirketin yapmış olduğu kira sözleşmelerine istinaden davacı payına isabet eden alacak miktarının yapılan ödemeler düşüldüğünde 6.140,06 USD olduğu, sözleşmenin işveren davalının haksız tutumuyla uygulamasının durdurulduğu, davacının ihtarda bulunmasına rağmen sözleşme hükümlerine uyulmadığı, böylece davacının dava tarihi itibariyle sözleşmeyi fesihte haklı bulunduğu, sözleşmenin 4/h maddesi uyarınca kararlaştırılan cezai şart alacağını talep etme hakkının doğduğu sonucuna varılarak,
dava ve ıslah dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulü ile 6.140,06 USD ücret alacağı, 20.000,00 USD cezai şart alacağı olmak üzere toplam 26.140,00 USD'nin dava tarihinden itibaren kamu bankalarının 1 yıllık USD mevduatına uyguladığı en yüksek faizi ile fiili ödeme günündeki efektif satış kur karşılığının davalıdan alınmasına, davacının 08.04.2002 tarihli sözleşmenin 4/c maddesi uyarınca yaptığı 694,24 TL ödemeden davalı şirket sorumlu olduğundan bu miktarın ödeme tarihi olan 26.12.2005 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4735, K. 2012/3881, 15 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama