KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4813 E., 2011/16924 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
530 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/12/2009 tarih ve 2007/236-2009/506 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Ege Harita ve Mühendislik Ltd.
Şti.’nin davalılarla birlikte ortağı ve sahibi olduğunu, 06.06.2006 tarihinde müvekkilinin müdürlük görevinden istifa ettiğini, davalıların 3. kişilerle şirket nam ve hesabına borçlandırıcı işlem doğuran fakat kendi lehlerine çıkar sağlayan ilişkiler içerisine girdiklerini, aynı zamanda şirket müdürü olan davalı ...’nin kasıtlı biçimde şirket adına tanzim ettiği çek ve senetleri 3. kişilere vererek şirketi borçlandırdığını ve piyasadan yüklü miktarda para toplayarak ortadan kaybolduğunu, adı geçen şirket müdürü tarafından şirket adına verilen çeklerin ve senetlerin icra takibine konu olduğunu,
bu dosyalarda yapılan hacizler nedeniyle müvekkilinin şirket borçlarını öğrendiğini, söz konusu icra takipleri nedeniyle dava dışı şirketin ve müvekkilinin tüm birikiminin tükendiğini, müvekkilinin büyük bir itibar kaybına uğradığını ileri sürerek, icra dosyalarına yapılan ödemeler nedeniyle 10.000 TL, mahrum kalınan kar payı için 5.000 TL, munzam zarar karşılığı olarak 5.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL maddi tazminatın ticari faizi ile,
40.000 TL manevi tazminatın ise yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 06.11.2009 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek kar payı alacağını 44.144,17 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, dava dışı şirketi zararlandırıcı işlemlerin davacı tarafından yapıldığını, davacının şirket adına tahsil ettiği paraları şirket kayıtlarına yansıtmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tarafların Ege Harita ve Mühendislik Ltd. Şti.’nin ortağı oldukları, davacının ve davalı ...’nin münferiden ve süresiz olarak şirket müdürlüğüne atandıkları, davacının 44.744,17 TL kar payı alacağının bulunduğu, şirket aleyhine yapılan icra takiplerinden dolayı davacının şahsen maddi zararının doğmadığı, ayrıca davacının munzam zarara uğradığının tespit edilemediği ve kişilik haklarının ihlal edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 44.774,17 TL kar payı alacağının yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava, limited şirket müdürü ve ortağına karşı diğer ortak tarafından açılan tazminat istemine ilişkindir.
HUMK’nun 17. maddesine göre şirketin kendi işlerine ilişkin olmak üzere üyelerine karşı ve üyelerin bu sıfatla birbirlerine karşı açacakları davalara şirketin ikematgahı sayılan yer mahkemesinde bakılır. Söz konusu yetki kuralı kamu düzenine ilişkin bir kesin yetki kuralı olup, mahkemece resen nazara alınması gerekmektedir.
Somut olayda, tarafların ortağı olduğu limited şirketin anasözleşmesi dosyada bulunmamaktadır. Ancak, dosyada bulunan ticaret sicil gazetesi suretlerinden dava dışı şirketin merkezinin ve dolayısıyla ikametgahının Didim’de olduğu anlaşılmaktadır. O halde mahkemece, tarafların ortağı olduğu şirketin ticaret sicilinden adresinin sorularak merkezinin bulunduğu yerin duraksamaya yer vermeyecek derecede belirlenmesi ve sonucuna göre mahkemenin yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4813, K. 2011/16924, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama