KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4843 E., 2010/7696 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
564 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Beykoz 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.04.2008 gün ve 2007/208-2008/122 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.01.2010 gün ve 2008/8775-2010/95 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalının davacı ile aralarında yapılan taşıma sözleşmesine dayanarak 30/01/2007, 31/01/2007 ve 28/02/2007 tarihlerine ait fatura alacağı iddiasıyla müvekkili aleyhine icra takibi başlattığını, ancak ödenmediğini iddia edilen faturaların kapalı fatura olarak düzenlenmesi nedeniyle bedelinin ödendiğinin kabulü gerektiğini, davalının kötü niyetli olarak müvekkili şirket aleyhine ilamsız icra takibi yaptığını, davalının iş sahipliği sorumluluğunun gereklerini ve sözleşmenin kendisine yüklediği yükümlülükleri gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitine ve takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari hayatı bilmemesinin davacı tarafından istismar edildiğini, davanın niteliği itibariyle davacı tarafın ödendiğini iddia ettiği faturaların nasıl ödendiğini ispatla yükümlü olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davalı tarafından düzenlenen faturaların ortasına vurulan kaşe ve imzayla oluşan karineye göre kapalı fatura olarak nitelendirildiği ve bedelinin ödendiği anlamına gelse dahi karinenin aksine taraflar arasındaki sözleşmeye ve ödemelerin bankadan yapılmasından dolayı faturaların bedellerinin ödenmediği ve açık fatura olarak kabul edilmesi gerektiği, davaya konu 28/02/2007 tarihli faturanın davacıya tebliğ edilmemiş olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının 4.040,32.-YTL'lık kısma yönelik olarak alacaklı ...'a borçlu olmadığının tespitine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2008/8775 E,2010/95 K sayılı ilamıyla davacı yararına bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre,davacı vekilinin HUMK.nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava,taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ve taşıma bedeline yönelik olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı şirket davalıdan nakliye hizmeti aldığını,bunun karlığında davalının üç adet fatura düzenlendiğini ve bu fatura bedellerinin ödenmediğinden bahisle davalının ilamsız icra takibine giriştiği,faturaların kapalı olarak düzenlenmesinin yanında bir adet faturanın da kendilerine tebliğ edilmediğini ileri sürerek bu menfi tespit davasını açmıştır.
Dairemiz bozma ilamında da belirtildiği üzere davaya konu faturalar kapalı fatura olup,kapalı fatura fatura konusu mal veya hizmet bedelinin ödendiğine karine teşkil edip,kapalı faturaya dayanarak alacaklı olduğunu iddia talep eden tarafın fatura konusu bedelin ödenmediğini ispat etmesi gerekir.
İcra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması o takibi haklı kılmayacağından ve sürenin geçirilmesi halinde menfi tespit davası açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı gibi,davacının yapmış olduğu ödemeleri defterlerine işlememiş olması da davacı tarafından ödemelerin elden yapılmadığını kanıtlamayacağından ,davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemiz bozma kararı diğer yönlerden usul ve yasaya uygun olmakla ,kararımızdan “Bunun yanında davacı şirketin icra takibine karşı sessiz kalması ve basiretli bir tacir olarak yaptığı ödemeleri defterlerine işlemesi gerektiği halde bu konuda kayıt bulunmamasının da
değerlendirilmek suretiyle ..”ibarelerinin çıkartılması suretiyle kararın Yargıtay ilamında yer alan diğer gerekçelerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4843, K. 2010/7696, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama