KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/488 E., 2011/10322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Pazarcık Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.09.2009 tarih ve 2008/829 - 2009/841 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ... şirketine sigortalı akaryakıt istasyonunda bulunan motorin tankının kapağının gevşek kapatılması sonucu akaryakıtının sızarak zayi olduğunu, hasar bedelinin davalı tarafından teminat kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle karşılanmadığını ileri sürerek, 10.676,30 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın teminat kapsamı içinde olduğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, makine kırılması sigorta sözleşmesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili 19.02.2009 tarihli dilekçe ile yetki itirazında bulunmuştur. Yetki itirazı ilk itirazlardan olup, “hadise” prosedürü içinde incelenir. Buna göre, yetki itirazı mahkemeye gelmeden yazılı olarak ileri sürülebileceğinden davalının yetki itirazının incelendiği oturumda bulunma zorunluluğu yoktur (HUMK. m.224/II). Mahkeme, davalı gelmese dahi yetki itirazını öncelikle ve esasa girişilmeden önce inceleyip, sonuçlandırır (HUMK.m. 190-196). Yetki itirazının reddine karar verilmiş ise, bu kararın oturumda bulunmayan davalıya tebliği gerekir (HUMK. m.225). Bu suretle mahkeme hem yetki itirazına ilişkin kararını davalıya bildirmiş hem de esasa ilişkin yargılamanın yapılacağı oturuma davalıyı davet etmiş olur.
Somut olayda, yetki itirazının reddine ilişkin karar oturumda bulunmayan davalı vekiline tebliğ edilmeden, mahkemece yargılamaya devam edilerek davanın esası hakkında karar verilmesi savunma hakkını kısıtlayıcı ve hükmün sonucuna etkili olabilecek nitelikte
bir usul hatasıdır (YHGK. 30.04.1997 gün, E.1996/2-990, K.1997/362.). Mahkemece, bu usul hükmüne riayet edilmeksizin işin esasın girilmesi ve yazılı olduğu şekilde karar tesisi doğru olmadığından hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre mümeyyiz davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/488, K. 2011/10322, 13 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama