KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/4930 E., 2011/15989 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
400 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kütahya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/07/2009 tarih ve 2009/189-2009/199 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının açtıkları kalorifer ve temizlikle ilgili ihale çerçevesinde 01.12.1998 ile 28.02.2002 tarihleri arasında aralıklı olarak hizmet verdiğini, davalının çalıştırdığı işçilerden bir kısmının iş akdinin haksız feshi nedeniyle asıl işveren sıfatıyla aleyhlerinde Kütahya İş Mahkemesinde dava açıldığını davaların kabulüne karar verildiğini ve işçilere ödeme yapıldığını, davalıyla akdedilen sözleşme ve ekli şartname gereğince davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında asıl işveren ve alt işveren ilişkisi bulunduğu, işçi ile işverenler arasındaki ihbar, kıdem ve ücret alacağına ilişkin davaların çözüm yerinin 5521 ve 4857 Sayılı Kanunlar gereğince İş Mahkemesi olduğu, BK.'nın 146 ve 147. maddesi gereğince müteselsil sorumluların birbirlerine rücusuyla ilgili davalarda da görevli mahkemenin iş mahkemesi olduğu gerekçesiyle görev yönünden davanın reddine, talep halinde dosyanın Kütahya İş Mahkemesi'ne gönderilmesine tensiben karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı olarak, işçi alacaklarının ödenmesinden kaynaklanan tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında “Temizlik ve Kalorifer Kazanı İşletmeciliği Hizmet Sözleşmesi” bulunduğu tartışmasızdır. Davacı, iş sözleşmesine göre çalıştırılan işçilerin sözleşmelerinin feshi nedeniyle işçilere ödenen tazminatların, alt işveren olan davalıdan tahsilini istemiştir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesinde, işçiyle işveren veya işveren vekili arasında iş aktinden veya İş Kanunu'na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının iş mahkemelerinde çözümleneceği hükmü öngörülmüştür. Maddede belirtildiği üzere, İş Mahkemesi'nin görevli olması için uyuşmazlığın tarafları işçi ve işveren ( ya da işveren vekili ) olmalı ve uyuşmazlık iş sözleşmesinden veya İş Kanunu'ndan kaynaklanmalıdır.
Somut olayda, şirket olan taraflar arasında hizmet sözleşmesi bulunmakta olup işçi, işveren, işveren vekili ilişkisi (hizmet ilişkisi) bulunmadığından, tazminat istemli davanın İş Mahkemesinde değil, davacı ile davalı arasındaki sözleşme hükümlerine göre genel mahkemelerde bakılması gerekirken, belirtilen gerekçe ile mahkemenin görevsizliğine dosyanın İş Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/4930, K. 2011/15989, 28 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama