KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5006 E., 2011/16104 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
314 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2009 tarih ve 2007/502-2009/686 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin interaktif bankacılık şifresinin tanımadığı üçüncü kişiler tarafından ele geçirilerek, davalı bankanın Alanya Keykubat şubesinde bulunan hesabından (9.951,50) TL'nın 26.03.2007 tarihinde başka bir hesaba aktarıldığını, gerekli özeni göstermeyen davalı bankanın zarardan sorumlu olduğunu, davalının, hesaba iade edilen (360,00) TL dışında kalan miktarı müvekkiline ödemediğini ileri sürerek, (9.631,50) TL'nın 26.03.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili; interaktif şifre bilgilerini gerektiği gibi koruyamayan, gerekli güvenlik önlemlerini almayan davacının kusurlu olduğunu, müvekkilinin her türlü önlemi alması nedeniyle kusurunun bulunmadığını, kaldı ki davacının imzalamış olduğu sözleşme ile sorumluluğun kendisine ait olduğunu kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, kısmen benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; her ne kadar bilirkişi raporunda hesap sahibi davacının % 30 oranında kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiş ise de, davacının şifre ve parolasını iyi muhafaza etmemesinden kaynaklı bir kullanımının bulunmadığı gibi davacıdan virüs programı almasını beklemenin olağan olmadığı, müşterileri için her türlü tedbiri almakla yükümlü olan davalı bankanın tam kusurlu olup zararın tamamından sorumlu olduğu gerekçesi ile, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı; davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5006, K. 2011/16104, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama