KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5009 E., 2011/15876 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
- Vekili
- AV. ZEYNEP SEDA AKSOY
Karar Metni
391 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2009 tarih ve 2009/52-2009/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Can Sibel Meral tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Tımberland” markasının sahibi olduğunu, davalının adresinde yapılan aramada 459 çift ve 45 tek ve tabanları dikilmemiş saya tabir edilen 16 tek “tımberland” markasına havi sahte ayakkabıların ele geçirilerek el konulduğunu, davalının eyleminin markaya tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu eylem nedeniyle müvekkilinin itibarının zarara uğradığını ileri sürerek, dava konusu ürünlerin yedieminde muhafazasına ilişkin tedbir kararı verilmesini, davalının davacıya ait markaya tecavüzünün durdurulmasını ve yasaklanmasını, haksız rekabetin tespit ve men'ini, taklit ürünlerin imhasını ve kararın ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığını, dava konusu olaydan sonra marka ihlalinin olmadığını, ceza mahkemesinde değişik iş kararı ile hakkındaki mahkumiyet kararının ortadan kaldırıldığını, davacının ağır cezaya yaptığı itirazının sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, ceza dosyasındaki bilirkişi mütealası ve sunulan orijinal ürünler ile davalıda ele geçirilen ürünler karşılaştırıldığında; ele geçirilen ürünlerden 459 çift ayakkabı ayakkabı ve 44 tek ayakkabının üzerlerinde davacının tescilli Tımberland markasını izinsiz kullandığı ve üretilen ürünlerin marka taklidi olduğu ve bu ürünleri davacının herhangi bir lisans sözleşmesine dayalı olarak kullanmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, ele geçirilen diğer ürünlerin davalıya iadesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre ve KHK'nin ceza ile ilgili hükümlerinin Anayasa mahkemesince iptali nedeniyle ortada suç ve dolasıyla ceza zamanaşımı söz konusu olmadığından mahkemenin zamanaşımı itirazına yönelik olarak ret gerekçesi yerinde değilse de davalının tecavüze konu malların iadesini istemesi nedeniyle haksız rekabet tehlikesi ve eyleminin devam etmesi ve haksız rekabetin devamı halinde zamanaşımının söz konusu olmaması nedeniyle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle kararın onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5009, K. 2011/15876, 25 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama