KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5181 E., 2012/4753 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
489 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2009/311-2009/522 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 27/03/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılardan Üreten Kimya San. vekili Av. ... Adıner ve ... ve diğer davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalılar ile müvekillerinin % 50 hissesi bulunduğu davalı şirketin organsız kalması üzerine Gebze 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2008/543 esas sayılı dosyası üzerinden verilen ve kesinleşen 2008/545 sayılı kararla kayyım atandığını, ancak söz konusu karara ve tedbire rağmen şirket organlarının oluşmadığını, oluşturulan kayyım heyetinin çalışmalarınında bir sonuç vermediğini ve herhangi bir gelişme sağlanamadığını ileri sürülerek, davalı şirketin tasfiyesine ve tasfiye heyeti atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ... vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, organsız kalan şirkete atanan kayyım heyetinin çabalarına rağmen organlarının teşekkül etmediği, TTK.nun 435 nci maddesi düzenlemesine göre verilen 3 aylık süreye ve ihtarata rağmen durumun düzelmediği, sonucunun beklenmesi istenen Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/303 esas ve 2008/57 esas sayılı dosyaların sonucunun beklenmesine gerek görülmediği, TTK.nun 435 nci maddesindeki fesih ve tasfiyesi için gerekli şartların olayda gerçekleştiği, kayyım heyetinin tasfiye heyeti olarak görevlendirilmesinin uygun olacağı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava,davalı şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkin olup,mahkemece,yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Ancak, Dairemizce yapılan duruşma aşamasında bir kısım davalılar vekilince dosyaya ibraz edilen davalı şirketin tüm hisselerine sahip her iki grup (veya onları temsilen vekilleri) tarafından imzalandığı belirtilen iki sayfalık ön anlaşma başlıklı belgenin 6 ncı maddesi işbu dava ile ilgili bir takım düzenlemeleri de içermesi karşısında mahkemece, öncelikle, uyuşmazlığın, ilgili taraflar arasında yapılan 26.6.2012 tarihli ön anlaşma hükümleri çerçevesinde ele alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek üzere hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Öte yandan, davacı tarafça davalı şirketin yanında, mümeyyiz davalı gerçek kişi ortaklara da işbu davada husumet yöneltilmiştir.Oysa, davalı safında, davacılar ve mümeyyiz gerçek kişi davalıların ortağı olduğu davalı şirket bulunmakta olup, mümeyyiz davalılara artık husumet yöneltilemeyeceği mahkemece, nazara alınmadan doğrudan işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi de keza doğru bulunmamıştır.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı şirket vekilinin tüm, davalı mümeyyiz vekillerinin ise diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5181, K. 2012/4753, 27 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama