KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5230 E., 2011/15658 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen tarih ve 2010/49 - 2010/29 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Olay Basın ve Yayıncılık A.Ş. ile müvekkili şirket arasında 2008, 2009 ve 2010 yıllarını kapsayan Denetim ve Tam Tasdik sözleşmesi düzenlendiğini, anılan şirketin 2009 yılı Ocak ayı için düzenlenmiş olan faturayı müvekkili şirkete iade ederek 3 yıllık sözleşmenin geçerli olmayacağından bahisle sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, bunun üzerine davalı şirkete sözleşmenin feshedilmesinin geçerli olmadığının, aksi halde sözleşmeden doğan fatura bedelinin 31.12.2010 tarihine kadar ödenmesi gerektiğinin ihtar edildiğini,
ancak davalının söz konusu ödemeyi yapmadığını ileri sürerek davalı tarafından haksız olarak feshedilen Denetim ve Tam Tasdik sözleşmesinin bedeli olarak 49.467,25 TL' nin fatura tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili firmanın yönetimine TMSF tarafından el konulmasından sonra sürekli olarak devir işlemlerine ve defter incelemelerine yardımcı olunması talep edilmesine rağmen müvekkili şirkete yeteri kadar gelinmediğini, davacı tarafından eksik raporlar sunulduğunu, davacı şirketin sözleşmenin 3.1.4 maddesi ile teminat altına alınan sır saklama yükümlülüğüne aykırı hareketleri tespit edildiğinden defaatle uyarıldığını, bu itibarla davacı şirket ile aralarında akdedilen sözleşmenin feshi için yeterli sebebin bulunduğunu, 20390 sayılı yönetmeliğin 10/son bendi uyarınca 2008 yılının ilk ayında,
yani henüz vergilendirme dönemi gelmeyen 2009 ve 2010 yıllarına ait sözleşme yapılmasının mevzuata ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu, ayrıca mali yılın henüz başında olunduğu için hiçbir belge düzenlenmediğinden 20390 sayılı yönetmeliğin 12/son bendine göre ücrete hak kazanılmadığını savunarak, talebin reddini istemiştir.
Hakem Heyetince, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 3568 sayılı yasa ve ilgili diğer mevzuata uygun olduğuna, 3568 sayılı yasa gereğince denetim ve tasdik ücretinin ancak denetim ve tasdik hizmetinin verilmesi durumunda hak edileceği, 2009 ve 2010 yıllarında ise davacı tarafından denetim ve tasdik hizmeti verilmediği gerekçesiyle tasdik hizmeti talebinin hukuka uygun bulunmadığına, ayrıca bir aylık yazılı ihbar süresi verilmek ve yazılı olarak bildirmek koşuluyla sözleşmenin her zaman fesih edilebileceği, bu durumda ücret yönetmeliğinin 17.maddesine göre ücretin talep olunamayacağı,
sözleşmenin 8.1. maddesindeki süre hariç fesih edilmesi durumunda çalışma yönetmeliğinin 26. maddesine göre tazminat hakkının doğabileceği, ancak dosyaya sunulan bilgi ve belgelere göre tazminata hükmedilmesine yeterli delil olmadığından davacının talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Davacı vekilince ileri sürülen temyiz itirazları HUMK’nun 533. maddesinde sayılan sebeplerden olmadığından reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5230, K. 2011/15658, 22 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama