KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5265 E., 2010/8128 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
429 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24.07.2007 gün ve 2005/121 - 2007/170 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.11.2009 gün ve 2009/13118 - 2009/11859 sayılı kararı aleyhinde davalı banka vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1978 yılında kiralık kasa sözleşmesi ile davalı bankada kasa kiralayarak ziynet eşyaları ile kıymetli evrakını koyduğunu, şube personelinin müvekkilini iyi tanıdığını, müvekkilinin yanında bir süre çalışan yardımcısının kızı olan diğer davalının müvekkilinin kasası olduğunu öğrenince aynı bankada kasa kiraladığını, müvekkilinin çantasından kasanın anahtarını çalarak kasayı açıp, içerisindekileri çaldığını, banka personelinin olayda dikkatsiz davrandığını, kasa sorumlusu elemanın kimlik kartını görmeden kasayı açmaması gerektiğini, sahte imzanın da üstünün karalanmış olduğunu,
diğer davalının ceza yargılamasında suçunu ikrar ettiğini, müvekkilinin hatıra olan ziynet eşyalarının çalınması nedeniyle büyük üzüntü yaşadığını, bankanın basiretli davranmadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000 TL maddi, 2.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslah ile, yargılama sırasında zarar olarak tespit edilen 100 adet cumhuriyet altını ile 2 adet reşat altının aynen iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Banka vekili, taraflar arasındaki sözleşmenin 3. maddesi uyarınca müvekkilinin sorumlu olmadığını, kasanın iki anahtarından birinin vefat eden kardeşinde kalmasına rağmen bu anahtarın iade edilmediğini, davacının kasa anahtarını saklamakta gereken özeni göstermediğini, kendi kusuru ile zarara sebep olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı bankanın tacir olması nedeniyle özel sorumluluğunun derecesinin ağırlaştırılmış olduğu, olayda 6/8 oranında kusurlu olduğu, davacının ise, güvenmediği kişiye kasası olduğunu söyleyerek müterafik kusurlu olduğu, davacının vücut tamlığına zarar verilmediği gibi, kişisel haklarına da saldırı olmadığı, manevi tazminat şartları bulunmadığı gerekçesiyle, davalı ... hakkındaki davanın atiye bırakılmasına, davalı banka hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 75 adet cumhuriyet altını ile 1,5 adet reşat altınının aynen davalı bankadan tahsiline dair verilen kararın davacı vekili ile davalı banka tarafından temyizi üzerine karar Dairemizin 2009/13118 E, 2009/11859 K sayılı onanmıştır.
Davalı banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5265, K. 2010/8128, 8 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama