KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5267 E., 2010/4802 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.02.2010 tarih ve 2007/926 - 2007/926 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden (borçlular) vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz kararına itiraz edenler vekili, ihtiyati hacze konu kredi sözleşmesindeki imzaların müvekkillerine ait olmadığının mahkeme ilamıyla belirlendiğini ileri sürerek, ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, itirazın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, talebe konu itirazlarının İİK'nun 265. maddesi kapsamında değerlendirmeye tabi tutulacak itirazlardan olmadığı gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir.
Kararı, itiraz edenler vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, ihtiyati hacze itiraz istemine ilişkin olup, borçlu, aleyhine verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılması için bu kararı veren İstanbul Asliye 8. Ticaret Mahkemesi'ne başvurmuştur.
Oysa, İİK’nun 265.maddesinde belirtilen sebeplere dayalı olarak yapılacak itirazları inceleme görevi ilke olarak icra takibine geçilmiş olsa bile ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye ait bulunmaktadır. İhtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin görevli bulunduğuna ilişkin kuralın tek istisnası, ihtiyati hacze konu alacak hakkında dava açılması halidir. Bu durumda ihtiyati hacze itiraz, uyuşmazlığın görüldüğü mahkemece incelenecektir.
Somut olayda alacaklı tarafından borçlu aleyhine temyize konu işbu karar tarihinden yaklaşık 3 yıl önce İstanbul Asliye 6. Ticaret Mahkemesi'nde itirazın iptali davasının açıldığının anlaşılmasına göre, mahkemece yapılan itirazı inceleme görevinin anılan mahkemeye ait olduğu gözden kaçırılarak işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle borçlu yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, borçlu vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5267, K. 2010/4802, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama