KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5372 E., 2010/4770 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adıyaman Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.06.2008 tarih ve 2007/1313 - 2008/638 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, davalı kooperatif tarafından başlatılan icra takibindeki borcun gerçek borç miktarını yansıtmadığını, borca işletilen faiz oranının çok yüksek olduğunu, borcun esasen 150,00 YTL olduğunu ileri sürerek, gerçek borç miktarının ve faiz oranının yasal düzenlemeler çerçevesinde değerlendirilmesini ve gerçek borç miktarının tespitini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davacının icra takip dosyasındaki borcunun 1815.33 YTL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Kararı, davacı temyiz etmiştir.
1-Dava, menfi tespit istemine ilişkin olup, mahkemece benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Oysa, davacının, Genel Müdürlüğü'nün yazılarına istinaden vadesi geçen borcunun yeniden yapılandırıldığı, borcunun faiz affından yararlandırıldığına dair belge ve içeriği hakkında bilirkişi raporunda bir değerlendirmede bulunulmadığı gibi, mahkemece bu konuda denetime elverişli bir gerekçede ortaya konulmamıştır.
Bu durumda, mahkemece anılan belge ve içerindeki yazı denetime elverişi bir şekilde değerlendirilmek ve gerektiğinde bu konuda aynı yada başka bir bilirkişiden ek rapor alınmak ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
2-Öte yandan, davanın menfi tespit istemine ilişkin olduğu gözden kaçırılarak mahkemece yazılı şekilde olumlu tespit hükmü kurulması da doğru görülmemiş, kararın kabul şekli bakımından da bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5372, K. 2010/4770, 3 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama