KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5397 E., 2010/5064 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Pertek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2007/8-2008/67 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan ...’ün asıl borçlusu, diğer davalıların müşterek borçlu müteselsil kefili bulundukları borç senedine dayalı icra takibinin, davalıların haksız itirazı sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %40 icra inkâr tazminatının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan ... ve ..., dava konusu borç senedinin hatır için imzalandığını, gerçekte böyle bir borçlarının olmadığını, davalı ... ise dava konusu borç senedindeki imzanın kendisine ait bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının bina bağış bedeli ve destek fonu talebini icra takibinde açıkça bildirmediği, dava konusu borç senedindeki imzanın davalı ...’e ait olmadığının anlaşıldığı, senetteki muvazaa savunmasının HUMK’nun 290. maddesi uyarınca yine aynı kuvvetteki bir delil ile kanıtlanması gerektiği gerekçesiyle davalı ... hakkındaki davanın reddine, diğer davalılar hakkındaki davanın kısmen kabulü ile itirazın (1.500)YTL asıl alacak ve (4.323,93)YTL işlemiş faiz alacağı üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %40’ı oranında (600)YTL icra inkar tazminatının anılan davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, İİK.’nu 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir.
Anılan yasa maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmolunurken borçlunun itirazında haksız olduğu miktar gözetilmelidir. Takip tarihine kadar işlemiş faizin de takip konusu yapılması ve borçlunun asıl alacak yanında faize yönelik itirazında da haksız çıkması halinde, icra inkar tazminatına asıl alacak ve faiz toplamı üzerinden hükmedilmesi gerekir.
Somut uyuşmazlıkta da davalılar, uyuşmazlığa konu borç senedinde kullandırılan kredinin hesaba borç yazıldığı tarihten itibaren yılsonuna ve ayrıca yılbaşından vade tarihine kadar geçen günler için faiz hesap edilerek kapitalize edilecek faiziyle belirlenen vade tarihinde ödemeyi, vade tarihinde ödenmemesi halinde temerrüt faiziyle borcun ödeneceğini, faiz oranlarının artırılması halinde yeni oranlar üzerinden faiz tahakkuk ettirilmesini taahhüt etmişlerdir.
Davalıların sorumlu oldukları faiz oranlarını ve değişiklikleri ortak olduğu davacı kooperatiften öğrenmeleri mümkün olup bu nedenle borç, hesaplanabilir (likid) mahiyettedir. Somut uyuşmazlıkta da davalılar hem asıl alacağa hem de faiz alacağına yönelik itirazlarında haksız çıkmışlardır. Bu durum karşısında mahkemece, davacı yararına hükmedilen icra inkar tazminatının sadece asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5397, K. 2010/5064, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama