KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/541 E., 2010/2219 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
349 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06.11.2007 gün ve 2007/57 - 2007/265 sayılı kararı bozan Daire’nin 13.10.2009 gün ve 2008/445 - 2009/10534 sayılı kararı aleyhinde taraflarca karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin dava dışı Metro Grosmarket’in Ankara Mağazası’nda çalıştıklarını, mağazanın pek çok markalı ürünün yanında Amerikan orijinli ithal XOXO markalı çantaları da satışa sunduğunu; davalılardan Aytemizler Ltd.Şti.’nin mağaza sahibi şirket hakkında OXXO ve XOXO markalarının adına tescilli olduğunu ileri sürerek suç duyurusunda bulunduğunu ve sonrasında ceza davası açıldığını, bu davalının ceza yargılamasında XOXO markası ile üretim yaptığını kanıtlayamadığını, anılan markanın tescil edildiği,
04.08.1999 tarihinden beri kullanılmadığını, oysa orijinal XOXO markasının çok daha önce ABD’de tescil edildiğini ve Paris Sözleşmesi’nin 1.mükerrer 6.maddesi kapsamında tanınmış bir marka olduğunun, davalının adına tescilli markaya dayanarak orijinal ürünlerin satışını engellediğini, ancak bu markanın davalının kardeş şirketi olan diğer davalıya devredildiğini, devir işleminin markayı kullanma anlamına gelmediğini ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, devir işleminin hükümsüzlüğünü, 556 sayılı KHK’nin XOXO markasının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, devrin muvazaalı olmadığını, dava konusu marka dışında (12) adet markanın daha devredildiğini, davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını, ABD orijinli XOXO markasının tanınmış olduğu kabul edilse bile müvekkilinin tescilinden sonra bu niteliğe kavunmuş olabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne ilişkin verilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalılar arasındaki devir sözleşmesinin hükümsüzlüğüne dair karar bölümü yönünden bozulmuştur.
Taraflarca karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, tarafların HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/541, K. 2010/2219, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama