KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5463 E., 2010/5114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
767 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.11.2008 tarih ve 2008/624-2008/628 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı kooperatifin Bakanlık kayıtlarına göre 3560 üyesi bulunduğunu, kooperatif ortaklarından 409 kişinin Kayseri 1. Noterliği’nin 08.08.2008 tarihli ihtarnamesi ile % 10 azınlık hakkı olarak kooperatif yönetimine olağanüstü genel kurul çağrısı yaptıklarını, kooperatif yönetiminin toplantı talebini reddettiğini, San. Ve Tic.
Bakanlığı’ndan olumlu yanıt alınmadığını ileri sürerek, ortakların % 20 sini temsil eden ortakların verdiği vekaletnameler nazara alınarak, açılış, İstiklal Marşı, hesapların ibrası, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibra oylamalarının ibrası, yönetim ve denetim kurullarının azli, yönetim ve denetim kurullarının seçimi, konutların şerefiye bedellerinin tespiti için komisyon kurulması konusunda yeni yönetim kuruluna yetki verilmesi, kooperatifin 2001 yılından olağanüstü genel kurula kadar olan bütün hesapların bağımsız bir denetim kuruluna incelettirilmesi, yönetim kuruluna yetki verilmesi,
kooperatifin kuruluşundan olağanüstü genel kuruluna kadar üçüncü şahıslara verilmiş bütün vekaletlerle vekil edilenlerin tamamının azli için yönetim kuruluna yetki verilmesi, tespit edilecek borçların ve şerefiye bedellerinin en çok 24 ayda ödenmesi, gecikmelere uygulanacak faiz oranlarının aylık % 2 olması kararının alınması, kooperatifi zarara uğratan gerçek ve tüzel kişiler hakkında uğranılan zararların tespiti, ilgililerden tazmini için davalar açılması,
ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması için yönetim kuruluna yetki verilmesi hususlarını görüşmek ve karara bağlamak üzere olağanüstü genel kurula çağrılması için izin verilmesine, kooperatif ortaklarını olağanüstü genel kurula çağırma yetkisinin toplam üye sayısının yaklaşık % 20’sini vekil olarak temsil edilen Av. ... ve Av. ...'a verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, başvurunun Kooperatifler Kanunun 44. maddesinin öngördüğü koşulları içermediğini, çekilen ihtarnamelerin farklı tarihlerde farklı kişiler tarafından yapıldığını, olağanüstü genel kurul talebinde bulunan % 10 azınlığın müşterek hareket etme ve mercilere birlikte başvurması gerektiğini, yapılacak genel kurulun 15.02.2009 tarihinde yapılacak olağan genel kurul ile birleştirilmesine karar verildiğini, bunun davacı tarafa taahhütlü posta ile bildirdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı kooperatifin toplam ortak sayısının 3947 kişi olduğu, genel kurulu olağanüstü toplantıya davet isteği ile aynı avukata vekaletname vermek suretiyle 404 kişi tarafından dava açılmak suretiyle başvuru yapıldığı,
davadan önce davacıların müşterek hareket etme iradesi ile kişi sayısının çokluğu ve teknik zorunluluk nedeniyle 57 kişilik, 56 kişilik ve 52 kişilik gruplar halinde aynı gün ve takip eden gün içinde noterden ihtarname göndermek suretiyle yönetim kurulundan genel kurulu toplantıya davet talebinde bulundukları, davalı kooperatif yönetim kurulunun ise olağanüstü genel kurul ile olağan genel kurulu aynı tarihte birleştirerek yapacağını duyurduğu,
ancak davalı kooperatif ile ilgili ortaklar arasında açılan çok sayıda dava olduğu genel kurulun yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılması halinde, toplantının yönetimin etkisinde olabileceği konusunda kuşku ve tereddüdün oluştuğu, Sanayi ve Ticaret Bakanlığı’nın yazısı, 404 ortak tarafından birlikte dava açılması, 410 ortak tarafından Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü’ne başvurulması,
408 ortak tarafından kooperatif yönetim kuruluna başvurulduğu gözetildiğinde, % 10’luk çoğunluğu sağladıkları, genel kurulun olağanüstü olarak toplanması konusunda zorunluluk oluştuğu kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı Mim–Sin Toplu Konut Yapı Kooperatifi’nin Olağanüstü Genel Kurulunu toplantıya davet izninin davacılara verilmesine, gündemin açılış, istiklal marşı, hesapların ibrası, yönetim kurulu ve denetim kurulunun ibra oylamalarının yapılması, yönetim ve denetim kurullarının azlinin görüşülmesi,
yönetim ve denetim kurullarının seçimi, konutların şerefiye bedellerinin tespiti için komisyon kurulması bakımından yeni yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun görüşülmesi, kooperatifin üçüncü şahıslara verilmiş bütün vekaletlerle vekil edilenlerin tamamının azli konusunda, yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun görüşülmesi, tespit edilecek borçların ve şerefiye bedellerinin en çok 24 ayda ödenmesi, gecikmelere uygulanacak faiz oranlarının aylık % 2 olması kararının alınması,
kooperatifi zarara uğradan gerçek ve tüzel kişiler hakkında uğranılan zararın tespiti, ilgililerden tazmini için davalar açılması ve ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması için yönetim kuruluna yetki verilmesi hususunun görüşülmesi gündemleri ile toplantının yapılmasına,
dava dilekçesinin H bendinde belirtilen kooperatifin 2001 yılından olağanüstü genel kurula kadar olan bütün hesaplarının bağımsız bir denetim kuruluna incelettirilmesi hususunda yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin talebin gündeme alınmasına ilişkin istemin reddine, dava dilekçesinin 2. bendinde davacıların genel kurulu toplantıya çağırma konusunda yetkiyi nasıl kararlaştıracaklarının kendi aralarında kararlaştırmaları mümkün olduğundan bu hususta avukatlara yetki verilmesine ilişkin talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5463, K. 2010/5114, 10 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama