KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5470 E., 2011/16125 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Batman 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2010 tarih ve 2010/1-2010/165 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesinin 5. maddesinde taşımacının harcadığı akaryakıt bedelinin davalı kurumca karşılanacağının belirtildiğini, ancak maddede akaryakıta ilişkin KDV'nin hangi tarafça karşılanacağı yönünde bir açıklık bulunmadığını, 20 yılı aşkın süredir KDV'nin davalı tarafından karşılandığını, 2001-2002 sözleşme döneminde davalı kurumun kendi uygulamasını hatalı bularak haksız KDV ödemesi yaptığına karar verdiğini, bu nedenle müvekkilinin istihkakından kesinti yapılmak suretiyle bu bedelin alındığını ileri sürerek, şimdilik 6.000 TL'nin hakkın doğumu tarihinden itibaren en yüksek ticari faizi ile birlikte taraflarına ödenmesini, 24/02/2010 harç tarihli ıslah talebi ile de talebini 7.580 TL'ye yükselterek talebinin kabulünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; davacının istihkakından yapılan kesintilerin iadesi için Diyarbakır 1. İdare Mahkemesi'ne dava açtığını, mahkemenin uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine karar verdiğini, kararın kesinleştiği tarihten 10 gün içinde görevli mahkemede tebligat yaptırılmadığından davanın açılmamış sayıldığı ve temerrüt olarak kabul edilemeyeceğini, davacının emsal olarak sunduğu benzer davalarla ilgili bilirkişi raporlarının uyuşmazlığı net olarak olarak çözebilecek nitelikte olmadığını, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; taraflar arasında geçerli bir taşıma sözleşmesi bulunması, davacı taşıyanın ücretinin belirlenmesinde bir unsur olarak kabul edilen akaryakıt bedelinden davalının sorumlu olacağının kararlaştırılmış olması, akaryakıt bedelinin KDV'li esas alınmasında bir aykırılık bulunmaması gerekçesi ile, davanın kabulü ile 7.580 TL'nin (6.000 TL'sinin 11/04/2003 tarihinden, 1.580 TL'nin 24/02/2010 tarihinden işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte) davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5470, K. 2011/16125, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama