KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5494 E., 2011/16114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/10/2009 tarih ve 2009/118-2009/236 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “EMOS” ibareli marka tescil başvurusunun Markalar Dairesi tarafından davalıya ait EMAS+şekil ibare ve biçimli marka mesnet alınarak 556 sayılı KHK’ nin 7/b maddesi hükmü gereğince reddedildiğini, itiraz üzerine TPE YİDK kararı ile itirazlarının reddine karar verildiğini, davalı adına tescilli markanın son beş yıllık zaman zarfında ciddî ve temel işlevine uygun biçimde kullanılmadığını belirterek; davacının “EMOS” marka başvurusu ile ilgili TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın davacı başvurusuna konu ürünler için 556 sayılı KHK’ nin 14 ve 42/1-c maddesi hükümleri uyarınca hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının başvurusu ile redde mesnet alınan markanın biçim, okunuş ve görselliği itibariyle bıraktığı etkinin aynı bulunduğunu, tescil kapsamına alınmak istenilen ürünlerin de aynı tür olması sebebiyle karışıklığa yol açacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; müvekkilinin adına tescilli markayı son beş yıllık zaman zarfında ciddî ve temel işlevine uygun biçimde kullandığını, müvekkiline ait markanın tescilinin 07.05.2005 tarihinde yapıldığını, davanın kanuni süre dolmadan açıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. .
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı kurum kararının hukuka uygun olduğu kanısına varılarak YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın esastan, hükümsüzlük istemiyle açılan davanın ise vakitsiz olması sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5494, K. 2011/16114, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama