KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5502 E., 2011/16127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2009 tarih ve 2009/219-2009/904 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; Müvekkilinin Oyak Bank'ta kredili maaş hesabı sahibi olduğunu, bu hesaptan 07/07/2005 tarihinde müvekkilinin haberi ve kusuru olmaksızın 4.535 TL ile bankaca 2.115 TL kredinin, müvekkili tarafından tanınmayan bir kişinin hesabına aktarıldığını, bu olaylarda müvekkilinin kusuru olmadığını, bankanın gerekli kuralları ve güvenlik önlemlerini uygulamadığını belirterek, 4.535 TL'nin ticari avans faizi ile tahsilini, davalı bankaya 2.115 TL borçlu bulunmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Meydana gelen zararlar için haksız fiili işleyenlere dava açılması gerektiğini, davacının para çekildikten sonra bankaya bilgi verdiği için bankanın önlem alamadığını, müvekkilinin son teknolojik gelişmeler çerçevesinde tüm önlemleri aldığını, bu önlemler karşısında şifrelerin davacının kusuru ile ele geçtiğini, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre, internet aracılığı ile gerçekleştirilen havale talimatı işleminde davacı müşterinin herhangi bir kusurunun bulunmadığı davalı bankanın internet aracılığı ile yapılan işlemlerde gerekli güvenlik önlemlerini almadığı, bankanın güvenlik duvarı aşılarak işlemin gerçekleştirilmiş olduğu gerekçesi ile, 4.535 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline, davacının davalı bankaya 2.115 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5502, K. 2011/16127, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama