KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5541 E., 2011/16129 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/11/2009 tarih ve 2008/82-2009/650 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili.
Davalı tarafından 15/9/2005 tarihli “2006 yılı İstanbul İli Avrupa ve Anadolu yakalarına ilişkin GPRS tabanlı mobil tahakkuk sistemi ile sayaç okuma ve faturalandırma hizmeti” alımı ihalesi sonucunda, müvekkillerinin işi üstlendiğini, bu doğrultuda imzalanan sözleşme kapsamında işe başlayan müvekkilinin, Kasım 2005 ile sözleşmenin sona erdiği 25/10/2006 tarihleri arasındaki dönemde toplam 18.861.897 YTL hakediş tahakkuk ettiğini, davalının müvekkiline 5.018.134 YTL ceza uygulamış olması nedeni ile kalan alacağı ödemeyeceğini 30/1/2008 de bildirdiğini, cezai şartın haksız ve hukuka aykırı olduğunu fahiş olduğunu,
müvekkillerinin kusuru olmayan nedenlerden ötürü gecikmeler olduğunu ancak bunlarda müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalının uyguladığı cezaların sözleşmeye aykırı olduğunu, bunun dışında 138.000 TL'lik iki teminat mektubunun iade edilmediğini, bu nedenle şimdilik 10.000 TL'nin 25/10/2006 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Söz konusu ihalenin, Kamu İhale Kanunu kapsamında açık ihale ile yapıldığını, davacı iş ortaklığının ihaleyi kazandığını ve ortaklık ile sözleşme imzalandığını, davacının iddialarının haksız olduğunu ve belirttiği bedelin doğru olmadığını, toplam ihale bedelinin 2.282.712 TL olduğunu, kesilen cezanın 567.741,97 TL olduğunu, cezanın teknik şartnameye uygun kesildiğini, davacının hakedişlerde kesilen cezalara hiçbir ihtirazi kayıt koymadığını, davacının termin programının geç verildiğini ispat etmesi gerektiğini, kesilen cezanın fahiş olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; davalı tarafından hakedişlerden kesilen cezalara davacının bir itirazı bulunmadığı için cezaların her iki taraf için de bağlayıcı olduğu, termin programının geç verildiği iddiasının ispat edilemediği, ceza miktarının şartname hükümlerine göre fahiş olmadığı, hakediş tutanakları üzerinde yapılan inceleme neticesinde ödenmesi gereken hakediş bedellerinin davacıya ödendiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5541, K. 2011/16129, 30 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama