KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5513 E., 2010/7573 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
335 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.04.2008 gün ve 2007/447-2008/175 sayılı kararı bozan Daire’nin 01.02.2010 gün ve 2009/7306-2010/1060 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, kredi kartı borçlusu ... 'nın borcunu ödememesi ve ölmesi nedeniyle mirasçıları hakkında icra takibi yapıldığını, borçlu mirasçılarının mirası reddettiklerine dair ilamın ibrazı ile icra takibinin durduğunu, kredi kartı borçlusuna ait ekstre ve slip aslı incelendiğinde imzanın borçlu ... imzası ile uyuşmadığının anlaşıldığını, davalının kimlik tespiti yapma zorunluluğunu yerine getirmeyerek başka bir kişinin kredi kartını kullanmasına imkan tanıdığını ve bu suretle müvekkilinin zararına yol açtığını, doğan borçtan davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek, (9.900,00) YTL’nın 14.04.2006 harcama tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya müvekkilinin yerleşim yerinin bulunduğu Isparta Asliye Ticaret Mahkemesi’nde bakılması gerektiğini, borçlu ... Büyükbucaklı'ya ait kredi kartının bu şahsın çalışanı... tarafından kullanıldığını, sliplerdeki imzanın bu kişiye ait olduğunu,...'ün bu kullanımından önce borçlu ... ile cep telefonuyla görüşmek suretiyle icazet aldığını, kredi kartı işlemlerinin borçlu ...'un bilgisi dahilinde yapıldığını, ölümünden önce bu işlem nedeniyle bankaya veya başka şikayet mercilerine bir itirazının olmadığını, banka tarafından yüksek meblağlı bir harcama için kredi kartı borçlusunun teyidinin alınmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5513, K. 2010/7573, 29 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama