KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5674 E., 2011/16757 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
342 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2009 tarih ve 2008/212-2009/325 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin "öncevatan" markası ile 2001 yılından beri ülke genelinde aralıksız olarak günlük gazete çıkardığını, 2006/43303 sayılı marka tescil başvurusuna yapılan itiraz üzerinde bir kısım emtiaların başvuru kapsamından çıkarıldığını, müvekkili şirketçe yapılan yeniden inceleme talebinin TPE YİDK'nun 2008-M-1597 sayılı karar ile reddedildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, "öncevatan" ibaresini marka olarak ilk ihdas eden, kullanan ve ayırt edicilik kazandıranın davacı şirket olduğunu, "önce vatan" ibaresinin anlam olarak, kelime sayısı, telaffuz ve görsel olarak farklı olduğunu iddia ederek TPE YİDK'nun 2008-M-1597 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı yanın “öncevatan” ibaresine kullanım sonucu ayırdedicilik kazandırdığına ilişkin iddialarının mesnetsiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ...Ş. vekili, davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, "vatan" markasının önce Serdar Mutlu, daha sonra devralma suretiyle müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, yıllardır kullanıldığını ve kendi sektöründe tanınmışlık düzeyine eriştiğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraf markaların benzer olduğu, davalı şirketin tescilli markalarının kapsadığı mal ve hizmetlerin davacının tescil başvurusunda bulunduğu markasının kapsadığı mallarla yakından ilişkili ve benzer olduğu, halk tarafından davacının markasının davalı şirketin markaları ile karıştırılma (iltibas) ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile nisbi red sebebi oluştuğu için davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5674, K. 2011/16757, 9 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama