KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5714 E., 2010/7198 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2010
- Mahkemesi
- İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
694 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/04/2002 gün ve 2001/1055-2002/176 sayılı kararını onayan Daire’nin 14.09.2009 gün ve 2008/4790 - 2009/9286 sayılı kararı aleyhinde davalı - karşı davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 07.06.1990 tarihinde bisküvi, gofret ve kraker ürünlerinde kullanmak üzere "POMPOM" markasını, 21.09.1998 tarihinde de kakao kaplamalı marshmallow bisküvi ürünlerinde kullanmak üzere "POMPOM+Şekil" markasını adına tescil ettirdiğini, davalı ...A.Ş.'nin müvekkili markalarıyla iltibas yaratacak şekilde "DOMDOM" markasını aynı ürünlerde kullandığını, diğer davalının da bu ürünleri sattığını ileri sürerek, 556 sayılı KHK.'nin 7/1-b,9/1-b,61 ve 62.maddeleri ile TTK.' nun 56.vd. maddeleri uyarınca davalıların müvekkilinin markasına vaki tecavüzünün ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespit ve önlenmesini, davalı markasının sicilden terkinini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ...A.Ş. vekili, müvekkilinin markasını 06.12.1994 tarihinde tescil ettirip tescile uygun şekilde kullandığını, tarafların marka ve ambalajlarının farklı olduğunu savunarak davanın reddini istemiş; karşı davada ise davalının markasını tesciline uygun şekilde kullanmadığını, gerçekte kakao kaplamalı olduğu halde çikolata kaplamalı ibaresi kullanılarak tüketicilerin yanıltıldığını ileri sürerek, davacı-karşı davalının marka ve ambalajının mevzuata aykırı olduğunun ve bu kullanımın müvekkilinin marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespit ve önlenmesini, hüküm özetinin ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Gıda Ltd. Şti. temsilcisi, savunmada bulunmamıştır.
Davacı-karşı davalı vekili, karşı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, tarafların markalarının benzer olduğu ve iltibasa sebebiyet vereceği, önceki tescilli davacı markasının korunması gerektiği, davalının markasının tescilli olması nedeniyle markasını kullanmasının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, davalı markasındaki DOMDOM ibaresinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, davalının ürünlerinde terkine karar verilen bu ibareyi kullanmasının önlenmesine, hüküm özetinin ilanına, koşulları oluşmayan diğer istemlerin reddine, karşı davanın da reddine dair verilen karar, davalı-karşı davacı ...A.Ş. vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Davalı-karşı davacı ...AŞ. vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı ...AŞ. vekilinin HUMK.'nun 440.maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bendin dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2- Mahkemece, davalının markasında yer alan “DOMDOM” sözcüğünün hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru ise de, “davalının ürünlerinde terkine karar verilen bu ibareyi kullanmasının önlenmesine ve hükmün ilanına” karar verilmesi hatalı olmuştur.
Zira, tescilli bir marka, terkinine karar verilip, kesinleşinceye kadar, bir markanın tüm geçerli hukuki hakları marka sahibine sağlayacağı kuşkusuz olup, davalının tescilli markasına güvenerek, yaptığı faaliyetlerinin haksız rekabet oluşturmayacağı da açıktır. Davalının, terkin kararının kesinleşmesinden sonra bu markayı kullanması halinde eylemleri haksız rekabet teşkil edecektir.
Esasen, mahkemece, davalının tescilli markası altında tescil konusu emtia ile ilgili davalının piyasaya arz ettiği davalı ürünlerinin ve ambalajının davacıya karşı haksız rekabet oluşturmayacağı, haksız rekabete ilişkin istemlerin reddi gerektiği kabul edildiğine göre ayrıca davalının ürünlerinde terkine karar verilen bu ibareyi kullanmasının önlenmesine de karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, marka hakları tecavüze uğrayan hak sahiplerinin lehlerinde verilen hükmün ilanını istenmeleri mümkündür.
Anılan KHK' de, mahkemece verilen hükümsüzlük kararlarının ilan edileceğine dair bir düzenlemeye hükümsüzlük ile ilgili "Beşinci Kısım"da yer verilmemiş olup, somut olayda, davacının markadan doğan haklarının tecavüze uğradığına ilişkin talepleri reddedildiğine göre, ilana karar verilmesi de doğru görülmediğinden, asıl davada davalı ...AŞ. vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemiz’in 14.09.2009 tarih ve 2008/4790 Esas, 2009/9286 Karar sayılı ilamının 2 nolu bendinde ve ayrıca sonuç bölümünde geçen “düzeltilerek onama” ibarelerine ilişkin ifadelerin kaldırılarak, 2 nolu bentte yer alan bozma nedenine ilave olarak,
yukarıda açıklanan nedenlerle de yerel mahkeme kararının Dairemiz ilamına 3 nolu bent eklenmek suretiyle asıl davada davalı ...AŞ. yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5714, K. 2010/7198, 22 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama