KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5771 E., 2011/16931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
415 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10.02.2010 tarih ve 2009/222 - 2010/34 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın muhatap olduğu dava dışı mudisince keşide edilen 5 adet çekin süresinde ibrazında karşılıksız çıktığını ve yasal olarak bankanın karşılıksız çıkan her çek yaprağı için 400,00 TL sorumluluğunun olduğunu ileri sürerek, 2.000,00 TL’nın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinin başvuran kişinin son hamil olması konusunda zorunlu kılmadığı, davacının çekleri elinde bulundurmakla son hamil konumuna geldiği, her ne kadar davacı çeklerin aslını bankaya ibraz etmemiş ise de davacının davasında haklı olduğu ve çek asıllarını mahkeme dosyasına ibraz ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 2.000,00 TL'nın 10.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, 3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesi uyarınca her bir çek yaprağı için bankanın ödemekle yükümlü olduğu meblağın tahsili talebine ilişkindir.
HUMK'nun 193. maddesi uyarınca; görevsizlik veya yetkisizlik kararı verilmesi üzerine davacının karşı tarafa görevli veya yetkili mahkemede tebligat yaptırması zorunludur. Her iki hâlde kararın kesinleşmesi tarihinden itibaren on gün içinde yeniden dilekçe verilmesi veya yeniden çağrı kâğıdı tebliğ ettirilmesi gerekir.
Anılan düzenlemeye göre davacının süresi içinde mahkemeye başvurarak tebligat masrafı yatırması veya tahrik dilekçesi vermesi gereklidir.
Somut olayda dava ilk önce Van Sulh Hukuk Mahkemesi'nde açılmış, mahkemece yetkili mahkemenin Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi olduğundan bahisle 21.10.2008 tarihinde yetkisizlik kararı verilmiş, karar, davacı vekiline 30.03.2009, davalıya 29.06.2009 tarihinde tebliğ olunmuş, temyiz edilmeyerek 08.07.2009 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili tarafından davanın yetkili Hakkari Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesi için 15.09.2009 havale tarihli tahrik dilekçesi verilmiş olup, bu dilekçe üzerine dosya yetkili mahkemeye gönderilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekilince HUMK'nun 193/3. maddesinde belirtilen usuli işlemlerin süresinde yerine getirilmediği nazara alınarak aynı Yasa' nın 193/4 ncü maddesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre de davalı vekilinin uyuşmazlığın esasına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5771, K. 2011/16931, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama