KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5806 E., 2011/16682 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
362 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 29.12.2009 tarih ve 2007/13 - 2009/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından internet şifresi girilmek suretiyle 950,00 TL’nın tanımadığı bir kişinin hesabına havale yapılmak suretiyle çekildiğini, bu paranın 750,00 TL’nın kredili hesaptan çekildiğini, bu nedenle müvekkilinin davalıya 788,00 TL ödemek zorunda kaldığını, davalı bankanın gerekli güvenlik önlemlerini almaması nedeniyle oluşan zarardan sorumlu olduğunu ileri sürerek, 788,00 TL’nın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kişisel bilgilerini koruyamaması nedeniyle oluşan zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hesabından internet şifresi girilerek yapılan işlemden davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 788,00 TL’nın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, şartları oluşmadığından manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanması gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre, miktar veya değeri 1.000.000.000.-TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar hüküm tarihi itibariyle kesindir. Dava dilekçesinde, 788,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın tahsili istenilmiş olup, mahkemece, davalı yönünden 788,00 TL’nın tahsiline, diğer istemlerin reddine karar verilmiştir. Davalı aleyhine kabul edilen kısım, yukarıda anılan madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı cihetle, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5806, K. 2011/16682, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama