KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/5839 E., 2011/17169 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Aralık 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2010 tarih ve 2008/489-2010/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin İzmir-Çiğli acentesi olarak kargo işi ile iştigal ettiğini, yaptığı taşıma ve kargo işi karşılığında fatura kestiğini, ancak hak edişlerini davalıdan alamadığını, tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin ise itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin her ay kesilen makbuzlarla davacının alacaklarını ödediğini, davacıya başkaca bir borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafından bozmadan önce sunulan yemin metni gereğince davalı şirket yetkilisine dosya içerisinde yer alan en son tarihli şirket yöneticisine yemin yöneltildiğini, davacı tarafa borçlarının bulunmadığını bildirdiğinden ispat edilemeyen davanın reddine, davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle davalı lehine tazminata hükmedilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Mahkemece davacı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu kabul edilerek, davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmetmiş ise de kötüniyet tazminatına hükmedilmesi için takibin haksız ve kötüniyetle yapılmış olması gerekir.
Somut olayda davacının kasa açığı olduğuna dair 16.06.2003-24.07.2003 tarihli tutanaklardan, davalının davacıya olan borcuna karşı kasa açıklarının mahsup edildiğine dair açıklık bulunmadığı gibi takibin bu tutanaklardan yaklaşık 1 yıl sonra yapılmış olması karşısında davacının alacaklı olmadığını bilerek takip yaptığının ve icra takibinin kötü niyetli olarak yapıldığının da ispatlanamaması nedeniyle haksız ve kötü niyet tazminat koşulları bulunmadığından bu konuda davalının isteminin reddi yerine kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5839, K. 2011/17169, 16 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama