İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /11. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 11. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/6403

Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2007/23-2007/851 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.01.2010 gün ve 2008/6558-2010/803 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi…

Esas2010/5873Karar2010/6403Tarih4 Haziran 2010Okuma4 dk · 795 kelime

KÜNYE

11. Hukuk Dairesi 2010/5873 E., 2010/6403 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2010
Mahkemesi
Ticaret Mahkemesi
Birleşen dava
İzmir Asliye 1.Ticaret Mahkemesi
Sayısı
2007/18-2007/251
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

795 kelime·4 dk okuma

Taraflar arasında görülen davada İzmir Asliye 3.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.12.2007 gün ve 2007/23-2007/851 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.01.2010 gün ve 2008/6558-2010/803 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:

Davacılar vekili asıl davada, İzmir İcra Müdürlüğü’nün 2006/13890 sayılı dosyasında davalının yapmış olduğu takip nedeniyle müvekkillerinin borçlu olmadığını, davalının 13.05.2006 tarihli sözleşme gereğince ödemesi gereken (310.000)Euro bedeli ödemediğini, buna karşın müvekkilinin edimini yerine getirerek villanın satışını noterden yaptığını bildirerek menfi tesbit talep etmiş, birleşen davada ise, aynı senedin davalı ... ’a ciro edilmesi sonucu davalı ... tarafından aynı İcra Müdürlüğü’nün 2006/15218 sayılı dosyasında takip başlatıldığını beyanla davalılara borçlu olunmadığının tesbitini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.

Davacı vekili, bu kez karar düzeltme talep etmiştir.

1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.

2- Ancak, mahkemece bilirkişi raporuna dayalı olarak davalılardan ...’na teminat senedinin verilmesi ve noterde taşınmaz satış vaadi işleminin gerçekleştirilmiş olması nedeniyle davalı ...’nun 13.05.2006 tarihli sözleşmeyle yükümlendiği 310.000 Euro bedeli ödediği kabul edilmiş ise de, dava konusu 31.11.2006 vadeli teminat senedi 13.05.2006 tarihli sözleşme ile birlikte tazmin edilerek davalıya verilmiş olup,

aynı sözleşmede davalının 310.000 Euro bedeli davacının İş Bankası’ndaki hesabına yatıracağının belirtilmiş olması nedeniyle senedin verilmesinin davalının ödeme yaptığının kanıtı olarak kabul edilmesi doğru olmadığı gibi noterde yapılan 7 nolu bağımsız bölüme ilişkin satış vaadi sözleşmesinde satış bedeli olarak gösterilen (100.000)TL’nın (20.000)TL’sı peşin, bakiyesinin ise teslimde ödeneceği kararlaştırılmış olmasına rağmen bu konu üzerinde durulup tartışılmadan bizatihi satış vaadi sözleşmesinin yapılmış olmasının da ödemenin kanıtı olduğunun kabulü doğru olmamıştır.

Ayrıca, taraflarca farklı yazılarla yazılmış iki adet 04.07.2006 tarihli sözleşme sureti ibraz edilmiş olup, bu suretlerden birinin arkasında bedelin ödenmemesi nedeniyle villa satışının iptal edildiğine dair 05.07.2006 tarihli tarafların imzasını içeren bir paragraf mevcut olup, davacı vekili 13.12.2007 tarihli dilekçesinde, sözleşmenin aslının kendilerinde mevcut olduğunu bildirmesine rağmen mahkemece 04.07.2006 tarihli sözleşmenin aslı istenerek arkasında bu sözleşmenin iptal edildiğine ilişkin bir kayıt bulunup bulunmadığı incelenmediği gibi bu belge kararda da üzerinde durularak tartışılıp değerlendirilmemiştir.

Bunun yanı sıra davalılardan ..., 30.11.2006 vadeli senet, 13.05.2006 tarihli sözleşme ve villanın inşa edilmediğine dair alınan mahkeme tesbit raporuna dayanarak ilamsız takip başlatmış ve bilahare senedi diğer davalıya ciro etmiş olduğundan bu kez, davalı ... senede dayalı olarak kambiyo senedine mahsus takip yapmıştır. Bu durumda davalılar, her iki icra dosyası nedeniyle ayrı ayrı alacaklı olduklarını savunmadıklarına ve her iki takip dosyasının dayanağı da (310.000)Euro bedelli senet olduğuna göre ikinci takibin davadan sonra İcra Hukuk Mahkemesi’nin kesinleşmiş ilamı ile iptal olduğu da gözden kaçırılarak ayrı ayrı her iki takip nedeniyle davacıların borçlu bulundukları sonucunu doğurur şekilde asıl ve birleşen davaların her ikisinin de reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece, dosya içinde iki değişik el yazısı ile yazılmış ve birinde davacı, diğerinde davalı ...’ın imzası bulunan 04.07.2006 tarihli sözleşmenin aslının davacıdan istenmesi, arkasında davacının iddia ettiği gibi 05.07.2006 tarihli tarafların imzalarını içeren anlaşmanın mevcut olup olmadığının incelenmesi ve gerekirse davalı ...’ın bu belge konusunda isticvap edilmesi ve bundan sonra 13.05.2006 tarihli sözleşme ile kararlaştırılan şirket hisse devrinin noterde 04.07.2006 tarihinde, bilahare ise 05.07.2006 tarihli satışın iptaline dair anlaşmaya rağmen 18.08.2006 tarihinde yine noterde villanın satış vaadinin gerçekleştirildiği,

bedelin (100.000)TL olarak gösterilip (80.000)TL’nın teslimde ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu gözetilip davalılar hakkında açılan ceza davası da getirtilip incelenmek davalının bu parayı 3 adet senet ile ödediğini savunup buna dair ibraz ettiği delillerde gözetilmek suretiyle davalı ...’ın 13.05.2006 tarihli sözleşmede belirtilen ve hissesi karşılığı borçlandığı bedeli ödeyip ödemediği tüm deliller değerlendirilerek belirlenmeli ve bundan sonra davalı ... ’ın yaptığı takibin iptali nedeniyle senedin diğer davalıya geri verilip verilmediği,

senedin hangi davalının elinde bulunduğu saptanmalı, davanın devamı esnasında davalı ...’in başlattığı takibin senedin kambiyo senedi niteliğinde olmaması ve cironun da BK’nun 163 ncü maddesi gereğince alacağın temliki mahiyetinde bulunmaması nedeniyle davalı ...’in takip halkına sahip bulunmadığı gerekçesiyle iptal edildiği de gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde davacının menfi tesbit isteminin değerlendirilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin bu yönlere ilişen karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2008/6558 E, 2010/803 K sayılı,

26.01.2010 tarihli ilamının kaldırılarak hükmün davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte gösterilen nedenlerle davacılar vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte gösterilen nedenlerle karar düzeltme itirazlarının kabulüyle Dairemizin 2008/6558 E, 2010/803 K sayılı ve 26.01.2010 tarihli onama ilamının kaldırılarak yerel mahkeme hükmünün davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 04.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/5873, K. 2010/6403, 4 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2010/5873
Karar No
2010/6403
Tarih
4 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 5. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/9556
  • Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/6485
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/9489
  • Yargıtay 18. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/9401
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/6604
  • Yargıtay 3. Hukuk Dairesi E.2010/5873 K.2010/10521

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.