KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/596 E., 2010/2203 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Şubat 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 6.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28.10.2009 tarih ve 2009/441-2009/565 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin miras bırakanı ...’nin davalı banka nezdindeki repo hesabındaki parasının vade bitiminde ödenmemesi üzerine davalı banka aleyhine açılan davanın kabulü ile 1.875.520.548 TL’nın faiziyle birlikte tahsiline karar verildiğini, hükmedilen bedelin icra takibi sonucu tahsil edildiği tarihe kadar oluşan faizi aşan zararın karşılanmadığını, tahsil edilen paranın repo işlemlerinde değerlendirilmesi halinde gelirinin 100.000.000.000 TL’nın üzerinde olacağını, müvekkillerinin uğramış olduğu faizle karşılanmayan munzam zararının tazmini gerektiğini ileri sürerek şimdilik 20.000.000.000 TL’nın 19.03.2002 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacıların iddiasının varsayıma dayalı olduğunu, zararın varlığının somut olarak kanıtlanması gerektiğini, vadesiz hesaptaki tutarın repoda değerlendirilmesinin iki yıl boyunca repo işleminin devam edeceği anlamına gelmeyeceğini, hesap sahibinin mirasçıları davacılarında murisleri gibi davranacağının kabulünün hayatın olağan akışına uygun bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme bozmaya uyularak BK. 43. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp tahsil edilen faiz tutarı da gözetilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile 14.737,98 TL’nın 19.03.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/596, K. 2010/2203, 26 Şubat 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama