KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/612 E., 2011/8664 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Temmuz 2011
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
295 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.10.2009 tarih ve 2007/266-2009/251 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili Seçkin'in 'OBURGER' ibaresi adı altında 1987 yılında faaliyete başladığını, 1995 yılında davacı şirketin kurulduğunu, kesintisiz olarak anılan ibarenin kullanıldığını, 2006 yılında 'OBURGER' ibaresini marka olarak tescil ettirmek istediklerinde, davalının 1999 tarihli 'OBURGER' ibareli markası nedeniyle taleplerinin reddedildiğini, davalının markayı kötü niyetli olarak adına tescil ettirdiğini, kendilerinin daha önceden bu markayı tanınmış hale getirdiklerini, ayrıca davalının markayı 5 yılı aşkın süredir kullanmadığını ileri sürerek, davalı markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin markayı kötü niyetli olarak tescil ettirmediğini, son 5 yıldır markanın kullanılmadığı iddiasının doğru olmadığını, davanın tescilden 8 yıl sonra açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı markasının tescilinden dava tarihine kadar 5 yıllık sürenin geçtiği, davalının markayı kötü niyetli olarak tescil ettirdiği hususunun ispatlanamadığı, 556 KHK'nin 14. maddesi gereğince, markanın 5 yıldan beri kullandığına dair delil ibraz edilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davalı markasının hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/612, K. 2011/8664, 11 Temmuz 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama