KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6159 E., 2010/7979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İskenderun Asliye 3.Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İskenderun Asliye 3.Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.09.2007 gün ve 2005/397-2007/1087 sayılı kararı bozan Daire’nin 26.10.2009 gün ve 2008/6303-2009/11021 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait işletmenin faaliyetlerini takip etmesi için davalıya vekâletname verildiğini, bu vekâletin borç doğurucu işlemler yapmaya yetki vermediği halde davalının kötüniyetli olarak müvekkilini borçlu göstererek bono tanzim ettiğini ve bu şekilde müvekkilinin üçüncü kişiye icra kanalıyla 59.559,00 TL ödemek zorunda bırakıldığını ileri sürerek, anılan miktarın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin ticari mümessil olduğunu, bono tanziminden davacının haberdar edildiğini ve işletme masraflarını karşılamak üzere borç para alınması için dava konusu senedin davacı adına düzenlendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak dava, ticari mümessilin görevini kötüye kullandığından bahisle üçüncü şahsa ödenmek zorunda kalınan bono bedeli ve fer'ilerinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece davalının vekalet görevini kötüye kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve bu karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce, hükmün eksik incelemeye dayandığı gerekçesiyle bozulmuş, kabul şekli bakımından da davacının İcra Hukuk Mahkemesine yaptığı itirazın reddi nedeniyle ödediği (10.000.000.000) TL. icra inkar tazminatını davalıdan geri isteyemeyeceği belirtilmiştir. Şimdi davacı vekili, karar düzeltme itirazında bulunmaktadır.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davacının dava konusu bonoya dayanılarak dava dışı ...tarafından aleyhinde girişilen icra takibi sırasında ödediği meblağ içinde anılan icra inkar tazminatının olmadığı, 28.07.2005 tarihli ibraname kapsamında da bu meblağın bulunmadığı anlaşıldığından, Dairemiz bozmasında davacının ödediği (10.000.000.000) TL.’nı davalıdan isteyemeyeceğinin belirtilmesi doğru olmamıştır. Ancak, bozma kapsamında yer alan diğer hususlarda bir yanlışlık bulunmadığından davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 26.10.2009 tarih ve 2008/6303 E - 2009/11021 K sayılı kararından anılan ibarelerin çıkarılması suretiyle mahkeme kararının bozma ilamında belirtilen diğer nedenlerle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6159, K. 2010/7979, 6 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama