KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6259 E., 2010/6433 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
382 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya Asliye 1.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.10.2008 tarih ve 2007/139-2008/486 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerininde ortağı olduğu davalı kooperatifin 28.01.207 tarihli genel kurulunun gereği gibi ilan edilmediğini, toplantının kooperatif ile ilgisi olmayan 3. şahısların katılımıyla yapıldığını, davacıların muhalefet şerhlerinin itirazlara rağmen tutanağa geçirilmediğini ileri sürerek, genel kurulun ve bu kurulda alınan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıların husumet ehliyetinin bulunmadığını, alınan kararların usul ve yasaya uygun olduğunu, genel kurula çağrının usulüne uygun yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davacıların kooperatif genel kuruluna usulüne uygun olarak davet edildikleri, dava konusu genel kurulda muhalefet şerhlerini kayda geçirtmedikleri gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davacı tarafın tanık dinletme istemi reddedilmiş ve yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.1163 Sayılı.Kanunun 53.maddesinde, genel kurul kararlarına ret oyu verenlerin karşı oylarını tutanağa yazdırmak istemeleri ve bu istemin reddi halinde ne gibi işlem yapılabileceği düzenlenmemiş bulunmaktadır. Ancak, oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmeyen ortakların dava açabilecekleri hükme bağlanmıştır. Bu kural göz önüne alınarak karşı oylarının yazılmasına izin verilmeyen ortakların bu istemlerinin dava içerisinde hadise şeklinde çözümlenmesi kabul edilmelidir.
Bu yönün ispatında iddia edilen olayların niteliğine göre hukuki fiil olarak ortaya çıkan hususlar için tanık dinlenmesine izin vermek gerekir. Fakat böyle bir halin ortaya çıkması durumunda, ortakların, her şeyden önce genel kurulu yöneten başkanlık divanına ve bu olanaksız ise, bakanlık temsilcisine başvurması, karşı oyların yazılmasının engellendiğinin ileri sürülmesi gerekir.
Somut olayda, dava dilekçesinde davacı taraf iddialarının bu yönde bulunması karşısında, mahkemece, divana bu konuda başvuru yapılıp yapılmadığı ve bakanlık temsilcisinin raporunun bu yönleri içerip içermediği araştırılmalı ve sonuca göre davacı taraf tanıklarının dinlenip dinlenmeyeceği belirlenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönden eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçeyle karar verilmesi doğru görülmemiş,kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6259, K. 2010/6433, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama