KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6271 E., 2010/6420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
298 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Adana Asliye 2.Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.07.2008 tarih ve 2004/109-2008/329 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava ve ıslah dilekçesiyle, davalı kooperatifin ortağı olan müvekkilinin bir daire ve bir işyeri olmak üzere iki hisseye sahip iken ihraç edildiğini, ihraç kararının iptaline karar verilip kesinleşmesine rağmen tahsis edilen daire ile işyerinin davacıya teslim edilmediğini ileri sürerek, 25.561,00 YTL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada da, müvekkilinin haksız bir şekilde yönetim kurulu kararı ile ihraç edildiğini iddia ederek, ihraç kararının iptalini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın ıslah istemi doğrultusunda kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Asıl dava konut ve işyeri verilmemesi nedeniyle tazminat, birleşen dava ise ihraç kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, asıl davanın kabulüne karar verilmesine rağmen asıl davanın akıbetini doğrudan etkileyeceği kuşkusuz olan birleşen dava ile ilgili olumlu yada olumsuz hiç bir hüküm tesis edilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın salt bu nedenle birleşen davada davacı yönünden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma neden ve şekline göre, asıl davanın akıbeti doğrudan birleşen davada ki hükme bağlı olmakla asıl davada davalı vekilinin asıl davaya ilişen temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6271, K. 2010/6420, 7 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama