KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6283 E., 2010/5354 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
409 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gördes Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.05.2008 tarih ve 2007/96-2008/78 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
18.06.2007 tarihli dilekçe ile davacı vekili, müvekkilinin müdürü olan ...'in vefat ettiğini, yapılan incelemede 8.000,00 TL'lık açığın tespit edildiğini, murisleri olan davalıların bu borçtan sorumlu olduklarını ileri sürerek, anılan meblağın tahsilini istemiş, 14.11.2007 tarihli ıslahla istemini 9.063,19 TL'na çıkartmıştır.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiş, 25.09.2007 tarihli ibranameye göre davaya konu borcu kabul ettiklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalıların 25.09.2007 tarihinde borcu kabul ettikleri, aynı tarihte ödemenin yapıldığı, açılan davada delillerin toplanmasına dair ara kararının verildiği ilk oturumun 12.09.2007 tarihinde yapıldığı, bu ara kararının 14.11.2007 tarihinde yerine getirildiği, delillerin toplanmasına dair ara kararının yerine getirilmesinden önce borcun ödenmiş olması nazara alındığında davalıların Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. maddesi uyarınca yarı oranında vekalet ücretinden sorumlu olduğu gerekçesiyle konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına, davalıların yarı oranında vekalet ücretinden sorumlu olduklarına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kooperatifler Kanunu’nun uygulanmasından kaynaklanmakta olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca bu tür davalarda basit muhakeme usulü uygulanmaktadır. HUMK'nun 176/11. madde ve bendinde ise basit yargılama usulüne bağlı tutulan dava ve işlere adli aravermede de bakılacağı öngörülmüştür.
Hüküm, davalılar vekili tarafından katılma yolu ile 28.08.2008 tarihinde temyiz edilmiş olup, davacının temyiz dilekçesi bu davalılar vekiline 13.08.2008 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalılar vekili tarafından HUMK'nun 433/2. maddesinde düzenlenen 10 günlük yasal süre geçtikten sonra katılma yolu ile temyiz edilmiş olmakla, HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca davalılar vekilinin temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyizine gelince; Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6283, K. 2010/5354, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama