KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6284 E., 2010/5656 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3.Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.05.2008 tarih ve 2005/395-2008/173 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı ... vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin yöneticisi iken usulsüzlüklerle zimmetine para geçirdiği iddiasıyla açılan hukuk davasında, davanın kabul edileredek ve Yargıtay safahatından geçerek kesinleştiğini, aynı maddi olaya dair açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını ileri sürerek, yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı ..., davalı kooperatifin yöneticisi iken usulsüzlüklerle zimmetine para geçirdiği iddiasıyla açılan hukuk davasında, davanın kabul edileredek ve Yargıtay safahatından geçerek kesinleştiğini, aynı maddi olaya dair açılan ceza davasının beraatle sonuçlandığını ileri sürerek, yargılamanın iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin temelinde zimmet suçunun bulunduğu, yapılan ceza yargılamasında davacıların beraat ettiği, beraat kararı nazara alındığında verilen ilk kararın gerekçelerinin değiştiği gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın ise açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davada davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
HUMK'nun 445/10. maddesi uyarınca, tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan bir dava hakkında verilen hükme aykırı yeni bir hüküm verilmesine sebep olabilecek bir madde (kanuni dayanak) yokken, aynı mahkeme veya başka bir mahkeme tarafından önceki hükme aykırı ikinci bir hüküm verilmiş bulunması yargılamanın iadesi sebebidir.
Bu maddeye dayalı olarak yargılamanın iadesinin istenebilmesi için, iki hükmün de hukuk mahkemelerinden verilmiş olması gereklidir. (Bkz. Prof. Dr. B.Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, 2001, Cilt:5, sahife:5226)
Somut olayda, davacı taraf açılan ceza davasında subut yönünden beraat ettiklerini ileri sürerek iadei muhakeme talebinde bulunmuştur.
Bu durumda, mahkemece, yukarıda anılan husus nazara alınmadan, asıl davada iadei muhakeme talebinin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6284, K. 2010/5656, 20 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama