KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6289 E., 2010/5428 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bozyazı Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/04/2008 tarih ve 2007/118-2008/97 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatif ortağı olduğu halde kendisine bir konut tahsis edilmediğini ileri sürerek, müvekkiline bir konut tahsisini, bu mümkün olmazsa şimdilik (10.000.000.000) TL'nın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, görev, zamanaşımı ve esas yönünden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, dava tarihi itibariyle davacının davalı kooperatif ortağı olduğu, davalı kooperatifin 14.05.1983 tarihinde kur'a çekip ortaklarına konutlarını tahsis ettiği halde davacıya konut tahsis etmediği, davacının borcun doğumunu en geç 13.01.1992 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile öğrendiği, bu tarihe göre 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ... mirasçıları vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı kooperatif ortağı olan davacıya bir konut tahsis edilmesi, bu mümkün olmazsa uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, yargılama sırasında davacı ... öldüğünden, davaya mirasçıları tarafından devam edilmiş, mahkemece davanın zaman aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Öncelikle her ne kadar davacılar vekilince sunulan 09.06.2008 tarihli temyiz dilekçesinde, mahkemece verilen hükmün “davacı ... vekili” olarak temyiz edildiği belirtilmişse de, temyiz dilekçesini sunan vekilin aynı zamanda ... mirasçılarının da vekili olması karşısında, anılan temyiz dilekçesinin ölü ... mirasçıları olan davacılar adına sunulduğu ve hükmün ölü ... mirasçıları adına temyiz edildiği kabul edilerek, temyiz itirazlarının esasının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı ...’nın davalı kooperatif ortağı iken öldüğü, davalı kooperatifin halen faal olduğu, ...’nın ölümü ile ortaklık ilişkisinin mirasçıları bulunan davacılar ile devam ettiği ve bu nedenle de davalı kooperatifin davacılara bir konut tahsis etme borcunun sürdüğü anlaşılmaktadır. Kural olarak bu türden bir uyuşmazlıkta ortaklık ilişkisi devam ettiği sürece ortak ile kooperatif arasında zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz. Ancak bu hususun her somut olayın özelliğine göre ayrıca değerlendirilmesi gerektiği, örneğin mahkemece karar yerinde dayanılan “kooperatifin ortağına genel kurul kararına rağmen bahçe istinat duvarı yapmamasından kaynaklanan bir uyuşmazlıkta” BK.’nun 126/4. maddesinde düzenlenen 5 yıllık zaman aşımı süresinin uygulanacağı da kuşkusuzdur.
Bu durum karşısında mahkemece, somut uyuşmazlık yönünden taraflar arasında zaman aşımı süresinin işlemeyeceği gözetilerek, davanın esasına girilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, Dairemizin somut olayda uygulanma yeri bulunmayan bir içtihadına dayanılarak, davanın zamanaşımı süresinin dolmasından sonra açıldığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6289, K. 2010/5428, 17 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama