KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/630 E., 2010/4569 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Nisan 2010
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.04.2009 gün ve 2009/117-2009/213 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.10.2009 gün ve 2009/8340-2009/9933 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, Ankara Asliye 3. Ticaret mahkemesi’nin kararı ile müvekkilinin tasfiyesine karar verilerek tasfiye memurlarının atandığını, ortak sayısın fazlalığı, hukuki ve idari sorunlar nedeniyle tasfiyenin sonuçlandırılamadığını, davacı kooperatifin resmi işlemleri nedeniyle ticaret sicil memurluğunca verilen yetki belgesine ihtiyaç duyulduğunu, Kasım 2008 itibarıyla davalıdan yetki belgesi istenildiğini, davalının ise davacı kooperatifin 29.06.2008 tarihli genel kurulunda tasfiye memurlarının azline karar verildiği ve konu yargıya intikal ettiğinden taleplerinin yerine getirilemediğini bildirdiğini,
bunun üzerine tasfiye kararı veren mahkemeden tasfiye memurlarının görevlerinin devam ettiğine dair bir yazı alarak davalıya yaptıkları başvuru sonunda konunun yargıya intikal ettiği, adli makamlarca verilecek karar sonucuna göre işlem yapılacağının belirtildiğini, tasfiye memurlarının görevlerini yerine getiremediklerinden bu kararın yerinde olmadığını ileri sürerek, tasfiye memurlarının kooperatifi temsile yetkili olduklarına dair yetki belgesi düzenlenmesi yönünde karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya yanıt vermemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamına göre, tüzel kişiliği devam eden kooperatifin genel kurulunca, tasfiye memurlarının görevden azline, yerlerine yeni yönetim kurulunun seçimine ve bu yönetim kuruluna temsil ve ilzam yetkisi verilmesine dair karar alındığı, bu kararın sicile işlenmesinde ticaret sicil memurunun kusuru bulunmadığı gibi genel kurul kararlarının tescil zorunluluğunun bulunduğu, anılan genel kurul kararlarını nazara alan ticaret sicil memurluğunun tasfiye memurlarına yetki belgesi vermekte duraksamasında ve yargı kararı istemesinde usulsüzlük olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 01.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/630, K. 2010/4569, 27 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama