KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6302 E., 2010/8398 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
540 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Küçükçekmece 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19.10.2006 tarih ve 2004/964 - 2006/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davalı asil ve davalı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 13.07.2010 gününde davacı avukatı ... gelip, davalılar avukatı tebliğe rağmen gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı.
Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...’nın halen yarı yarıya malik oldukları binada ikamet edip birlikte çalıştıklarını, davalı kooperatife üye olmak için vergi kaydı istenildiğinden ve Vergi kaydı Mustafa adına olduğundan davalı ... adına kooperatife ortak olunduğunu, daha sonra davalı ...’nın vergi kaydını kapattığını, 1998 yılında 3-4 ay birlikte çalıştıktan sonra ortaklıklarına son verdiklerini, kooperatifin inşaatının 1997 yılında bittiğini, kooperatife ödemelerin ortaklık gelirinden yapıldığını, kooperatiften alınan işyerinin birlikte kiraya verildiğini, kira bedellerinin yarı yarıya tahsil edildiğini,
kooperatifçe tapuların verilmeye başlanacağını, davalının birlikte ortak olunduğunu kooperatife bildirmediğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı kooperatifin 35 nolu ortağı görünen davalı ... ile ½ oranında kooperatife ve dolayısıyla halen davalı kooperatif adına kayıtlı E Blok 27 nolu işyerinin ortağı olduğunun tesbitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili ile davacının bir çok şeyde ortaklıkları mevcut ise de, kooperatif payında ortaklıklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı kooperatif temsilcileri, davanın reddini talep etmişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, tanık beyanları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının da genel kurullara katıldığı, kooperatife ödemeler yaptığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalının davalı kooperatif adına kayıtlı E Blok 27 nolu işyerinde ½ oranında ortak olduklarının tesbitine karar verilmiştir.
Kararı, davalı asil ve davalı vekili ayrı ayrı dilekçeler ile temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı asil ve vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı dava dilekçesinde, davalı kooperatifin 35 nolu ortağı görünen davalı ... ile ½ oranında kooperatife ve halen davalı kooperatif adına kayıtlı E Blok 27 nolu işyerinin ortağı olduğunun tesbitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacı ile davalının davalı kooperatif adına kayıtlı E Blok 27 nolu işyerinde ½ oranında ortak olduklarının tesbitine, fazlaya ait istemin reddine karar verildiği halde, reddedilen talep yönünden davalı yararına avukatlık ücretine ve yargılama giderinin taraflar arasında paylaştırılmasına karar verilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HUMK.438/7.madde hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6302, K. 2010/8398, 15 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama