KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2010/6346 E., 2012/6427 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
585 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 14.12.2009 tarih ve 2008/545 - 2009/829 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 17.04.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı bankanın Aksaray Şubesi arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu çerçevede davalıdan POS cihazları talep edildiğini, müvekkilinin kredi sözleşmesi uyarınca blokede süreki olarak (500.000) TL tuttuğu gibi cari hesabında bu meblağın üzerinde mevduat tutarak davalının POS cihazından kaynaklanan maliyetlerini karşıladığını, davalı bankanın buna rağmen müvekkili hesabından (66.00) TL'nı haksız olarak "POS zarar tahsili" açıklamasıyla tahsil ettiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında 09.08.2006 tarihinde üye işyeri sözleşmesi imzalandığını, davacının sözleşmede belirlenen miktarın üzerinde ciro gerçekleştirmemeyi ve cari hesabında belli bir miktar para bulundurmayı taahhüt ettiğini, bunun karşılığında müvekkilinin de harcama bedellerini aynı gün davacıya ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, bir zarar oluşması halinde müvekkilinin bu zararı blokedeki hesaptan re'sen tahsil edeceğinin hükme bağlandığını, davacının belirlenen sınırın çok üzerinde ciro yapması nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ve bu zararı davacının hesabından tahsil ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, tarafların 11.01.2008 tarihinden itibaren sıfır gün bloke ile % sıfır komisyon oranı ile çalışmaya başladığı, bunun karşılığında davacının POS cihazından aylık (500.000) TL ve üzerinde ciro gerçekleştirmemeyi taahhüt edip anılan meblağda parayı blokede tuttuğu, bu meblağın davacı yararına nemalandırılmasının söz konusu olmayacağı, davacının çalışma şartlarına uymayarak zaman zaman (1.500.000) TL'nı bulan cirolar yaptığı, bu nedenle de davalının Bankalararası Kart Merkezi'ne % 1,57 oranında komisyon ödeyip paçal maliyetine katlanmak zorunda kaldığı, davalı zararının (64.735,22) TL olduğu, dolayısıyla davacıdan (1.264,78) TL fazla tahsilat yaptığı gerekçesiyle davanın (1.264,78) TL üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan istirdat istemine ilişkindir.
Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, taraflar arasında 09.08.2006 tarihli üye işyeri sözleşmesi imzalandığı, önceleri komisyon karşılığı başlayan çalışmanın 11.01.2008 tarihinden itibaren sıfır komisyon ile devam ettiği, ancak sözleşmede bu konunun düzenlendiği 16. ve 17. maddelerin ilgili kısımlarının üzerinin çizilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, taraflar arasında aylık ciro miktarının (500.000) TL’nı geçmeyeceği konusunda mutabakat bulunduğu, bu hususun dosyaya sunulan maillerle sabit olduğu bildirilmişse de, anılan mailler davalı bankanın kendi iç yazışmaları olup, davalının (500.000) TL üzerinde ciro geçekleştirmemeyi taahhüt ettiği anlamına gelmez.
Her ne kadar taraflar arasındaki sözleşmede banka kayıtlarının delil teşkil edeceği belirtilmişse de bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya ve izlemeye elverişli olması gerekir. Davacı tarafından da özel bilgiyi gerektiren uyuşmazlık konusu ile ilgili olarak bilirkişi raporuna ciddi itirazlar ileri sürülmüş, mahkemece bu itirazlar da karşılanmamıştır.
Bu durum karşısında mahkemece, sözleşmede boş bırakılan kısımların taraflar arasında ne şekilde tamamlandığı ve sözleşmenin ne şekilde uygulandığı, komisyonlu ve komisyonsuz çalışmalarda bankalar arasındaki uygulamanın ne olduğu, buna göre davacının talebinde haklı olup olmadığı konusunda, aralarında Bankalar Arası Kart Merkezi uzmanlarının da bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2010/6346, K. 2012/6427, 19 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama